Kuala Lumpur Gezi Notları

Kuala Lumpur Gezi Notları

Bebekli uzakdoğu seyahatimizin son durağı Kuala Lumpur'dayız.

Gezi planımız Singapur, Langkawi ve Kuala Lumpur şehirlerini kapsıyordu. Planımızın detayları için sizi bu yazıya alalım.

Singapur'un birbirinden ilginç otelleri var, hangi otelleri seçtiğimizi bu yazıda, Singapur'da gezilecek yerleri ise bu yazıda anlattım.

Yazarken çok eğlendiğim Langkawi adası gezi notlarımla da Malezya'da tropikal bir yolculuğa çıkmanız mümkün.

Sıra geldi Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'a. Bu şehri kısaca KL olarak analım mı bu yazıda?

Kuala Lumpur şehri gezimize "görmüş olalım, aradan çıksın" kontenjanından giriş yaptı. Beklentiyi epey düşük tutmuştum. İyi ki de öyle yapmışım. Gezinin sonunda "aslında o kadar da kötü değilmiş" dememin sırrı bu olsa gerek. Çok şey umsaydım muhtemelen beğenmeyecektim. Ama eşim Olgun'a göre "KL bize ne kattı? Daha önce görmediğimiz ne gördük? Biz buraya neden geldik?" soruları cevapsız kaldı 🙂

Madem Malezya'nın başkentindeyiz, kısa bir bilgilendirme yapalım:

Para birimi Malezya Ringit'i (RM), orada olduğumuz tarihte yaklaşık 0,75 TL ye tekabül ediyordu (temmuz 2016). 

Dilleri Malayca. Çok sayıda Hintli ve Çinli yaşıyor bu ülkede. Farklı milletlerin birarada yaşayabildiği müslüman ülkelerden biri.

Malay kadınlarının hepsi de başörtülü değildi, bu dikkatimi çeken bir detay oldu.

Yerel saatleri bizden 5 saat ileride. İstanbul'dan 11 saatte ulaşılıyor.

Kuala Lumpur'a biz Langkawi adasından uçtuk, dönüşte ise KL'den İstanbul'a ve oradan İzmir'e uçmak suretiyle evimize ulaştık.

Genel olarak yıl boyu hava sıcak. 12 ay ziyarete uygun. Ama 12 ayda da yağmura yakalanma ihtimali var. En kuru sezon mayıs – temmuz arası deniyordu internette. Biz temmuzda gittik, yağmur yağmadı ama tesadüf de olabilir. Sadece 1 gün kaldık neticede.

İlk bakışta şehrin görünümü oldukça modern. Yüksek binalar, klimalı alışveriş merkezleri göze çarpıyor. Yer yer İslami yapılar da şehrin silüetini süslüyor.

Modern binaların arasında İslami mimari

Havaalanından Şehre Ulaşım

Havaalanı şehir merkezine çok uzak. Yol git git bitmiyor. Biraz İstanbul'a benzettik biz şehrin suretini. Otoyollar ve etrafında yeni binalar, bolca da inşaat. Şu Müslüman ülkelerin inşaata olan zaafı nedir anlayamadık gitti.

Neyse, havaalanındaki turist danışma bankosu merkeze en uygun ulaşım şeklinin taksi olduğunu söyledi. Tren de var ama çok da ucuza gelmiyormuş. Zaten bebek ve bavullar varken taksi bizim can dostumuz oldu bu gezide. 100 RM taksi ücretini taksi ayarlama deskine ödeyip bize verdikleri kağıtla taksiye doğru gidiyoruz.

100 RM ilk etapta biraz fazla gelse de aslında uygun, dönüşte 120 RM ödemek zorunda kaldık.

Kuala Lumpur'da Şehiriçi Ulaşım

Şehirde gelişmiş bir metro ağı var. Metro ağına LRT deniliyor. Biz 1 kere bindik, ve Ekin'in bebek arabasını şöyle bir aparatla merdivenden indirmek zorunda kaldık:

Bir nevi engelli asansörü

Bu değişik asansör formu çok zaman kaybettirici olduğu için bir daha metroya binmemeye karar verdik. Çünkü sadece 24 saatimizin olduğu bu şehirde taksi hiç de pahalı değildi. Ve bazen zaman paradan daha kıymetliydi.

Siz de eğer 2 kişiden fazlaysanız taksi kullanın derim, gayet ekonomik oluyor.

Kuala Lumpur'da Konaklama

Burada stüdyo daireler içeren rezidansların otel olarak işletilmesi çok yaygın. Bizim kaldığımız Fraser Palace da aynen bu şekilde bir yerdi. Kaldığımız oda, içinde mutfağı ve banyosu olan bir stüdyo daireydi. Rezidans binasının spor salonunu ve havuzunu kullanma hakkımız vardı. 1 geceliğine 360 MYR ödemişiz. Hem konumundan hem de konforundan memnun kaldık.

Freaser Palace havuzunda manzara böyleydi

Kuala Lumpur'da bu tür rezidansların üst katına sonsuz havuzlar yapıp Singapur'daki Marina Bay Sands atmosferi yakalamaya çalıştıkları gözümden kaçmadı. Marina Bay Sands'i pahalı bulup gitmediyseniz KL'de "Regalia Residance" a bir göz atın derim.

Konum olarak ben Petronas ikiz kulelerine 5 dakikalık yürüme mesafesinde bir yer seçtim, ve size de KL'de az zamanınız varsa burayı tavsiye edebilirim.

Kuala Lumpur'da Gezilecek Yerler

Bizim Kuala Lumpur'da sadece 24 saatimiz vardı, o yüzden çok derinlemesine bir rehber hazırlayamayacağım. Yine de umarım gidecek olanlara yararlı olacak bilgiler paylaşabilirim.

Kuala Lumpur'un gezilecek yerleri derli toplu, her yer birbirine yakın gibi.

Bu yazıyı gezme sıramıza göre yazıyorum.

Biz gezmeye Kuala Lumpur'un biraz dışında kalan Batu Caves ile başladık. Bence KL'nin "mutlaka görülmeli" listesinin 2. sırasında burası.

Batu Caves yani Batu Mağaraları

Ulaşım toplu taşıma ile sağlanıyor. Bir şekilde kendinizi KL Sentral istasyonuna attıktan sonra KTM Komuter Train hattına yönelin. Bilet ücreti kişi başı 2 RM imiş, oldukça ucuz. İneceğiniz durak: Batu Caves.

Ulaşım yaklaşık 45 dakika sürüyormuş. 1 saat de mağarada oyalanırsanız Batu Mağaralarına 2,5 saat ayırmanız isabetli olabilir.

Biz Batu mağaralarına taksi ile gittik. Sebebi zaman darlığının yanısıra bebek arabası ile mağaraya çıkamayacak olmamız, kanguru ile de metro durakları arasında gezmek istememiz. Bu geziye getirdiğimiz kanguru diğeri kadar konforlu değildi, üstelik de hava çook sıcaktı. O yüzden bizi getirip götürmesi ve orada beklemesi için otelin önünde duran acenteye 100 RM verdik. Israr edilse 80'e anlaşılırdı bence. Tek yön 40 RM iyi fiyattı bizim gittiğimiz tarihte.

Batu Mağaraları bir Hindu tapınağı aslında. Shiva'nın oğlu Lord Murugan adına yapılmış. Mağaranın girişindeki kocaman altın rengi heykel Murugan'ı temsil ediyormuş.

Bir Hindu tapınağına geldiğinizi bu figürlerden anlayabilirsiniz

Burası bebekle Uzak doğu seyahatimizin en zorlayıcı kısmıydı belki: Sıcakta bebekle 272 basamak merdiven çıkmak ve çıkarken bebeği etraftaki maymunlardan korumaya çalışmak cesaret istiyordu.

Sıcakta bebek ile 272 merdiven çıkan babamıza bir alkış

Merdivenleri çıkarken maymunlara dikkat edin

Trabzanlar boyunca maymunlar cirit atıyor. Trabzanlara pislemiş olabilecekleri için dokunmak pek akıllıca değil, ben merdivenin en ortasından, hiçbir yere dokunmadan yukarı çıktım. Elinizde yiyecek, su şişesi, naylon torba filan varsa saldırıyorlarmış, bilginiz olsun.

Merdivenleri çıkmadan önce 5 RM ye pareo kiralıyorsunuz, pareoyu geri verirken 3 RM yi geri alıyorsunuz. Veya siz bol bir şalvarla gelirseniz bu işe hiç bulaşmazsınız. Üstünüze giydiğiniz bluzun da omuzlarınızı örtüyor olması iyi olur.

Batu Mağaralarında sizi bekleyen manzara

KL merkeze geri dönüyoruz, kıyafetlerimzi değiştirip hemen 1 numaralı aktivitenin yolunu tutuyoruz.

"Kuala Lumpur'a gittim" diyebilmeniz için mutlaka görüp önünde fotoğraf çekilmeniz gereken yer: Petronas İkiz Kuleleri.

Petronas İkiz Kuleleri

Zamanında dünyanın en yüksek binaları iken 2004'te 1.liği Tayvan'daki Taipei 101'e kaptırmışlar. 2001'de World Trade Center'ın yıkılması ile de Dünya'nın en uzun ikiz kuleleri olmaya hak kazanmışlar. Bu ikizlerin farklı şirketler tarafından inşaa edilmiş olmaları ilginç geldi bana.

Petronas petrol şirketinin iş merkezi olarak kullanılan bu kuleler sizi de birden iş kadını – iş adamı moduna sokuyor. Cv nize veya Linkedin profilinize fotoğraf arıyorsanız adresiniz burası olmalı. Çünkü bu kuleler, önüne geçen herkesi CEO gibi havalı göstermeyi başarıyor.

Seyahat gurusu, Ayağımın Tozuyla'nın Ceosu Eczacı Melike Kutlay Cengiz 😛

Ve BBC World News'de ana haber bülteni spikeri Ekin Cengiz 😀

(Okuyucuya ve gelecekteki kendime not: Ekin ilk doğduğunda çok saçlı bir bebekti. Saç modeli de kendinden şekilliydi ve ben modeli "spiker saçı" na benzetmiştim. Ekin'i bir süre "spiker kızım benim" diye sevdim. Aslında spikerliği dış görünüşle bağdaştıran biri değilim. Dili düzgün kullanan, kibar konuşan, gündeme hakim, sempatik ama ölçülü, hanım ve oturgun davranışlara sahip olmak güzel olabileceği için Ekin'e spikerliği yakıştırdım ama sonuç ne olur bilemiyoruz tabii 😛 Bu da öyle bir geyik muhabbet olarak notlarım arasında durabilir.)

Ceo olmaya çalışan sadece biz değildik, bir sürü kişi fotoğraf çekiliyordu ikizlerin önünde. Yerel halk da fırsattan istifade selfi çubukları ve kendinizi kuleler ile aynı kareye sığdırmanızı kolaylaştıran telefona takılan objektiflerden satıyordu.

Petronas kulelerine çıkıp Kuala Lupur'a tepeden bakmanız da mümkün, ama biz çıkmadık.

Petronas'a ulaşmak için KL metrosunun (LRT) KLCC durağında inmeniz gerekiyor.

Petronas kulelerinin altında çok lüks bir elışveriş merkezi var: Suria KLCC. Gelmişken burayı da geziyoruz, içinde bir yemek yiyoruz.

Suria KLCC alışveriş merkezi, KL tam bir avm şehri

Suria KLCC'nin önündeki gölde akşamları bir su şovu yapılıyor. Biz saatlerine denk gelemedik ama "KLCC Lake Symphony Water Fountain Show" olark aratıp saatlerini bulabilirsiniz.

Gölün hemen arkasında da Kuala Lumpur'un şehir parkı "KLCC Park" var. Gökdelenlerin ortasında en azından böyle bir parka sahip oldukları için çok şanslılar.

Bu bölgeyi bitirdikten sonra istikametimiz KL'nin Küçük Hindistan'ı "Little India". Sanırım Kuala Lumpur'da birkaç Little India var ama bizim gittiğimiz en ünlü olanı, Bricksfield bölgesinde. Biz Brickfields'a metro ile ulaştık, KL Sentral'da inip bir miktar yürüdük. Sokaktaki renkli kolonları takip edebilirsiniz.

Renkli kolonlar Little India boyunca ilerliyor

Esas merkeze geldiğinizi de bu çeşmeden anlayabilirsiniz.

Little India'ya geldik 

Canlı, renkli ve eğlenceli: Little India

Singapur'da gördüğümüz Little India'dan sonra burası çok daha gerçekçi geldi bana. Hint müzikleri, renkli kıyafetler, kokular ve ilginç vitrinlerle beni çok eğlendirdi bu muhit.

Küçük Hindistan

Bundan sonrası için zaman kıymetlendiği için metroya binmemeye karar verdik ve bulduğumuz bir taksiye bizi Merdeka Meydanı'na götürmesini söyledik.

Merdeka Meydanı, yani "Özgürlük Meydanı" KL için önemli binalarla çevrilmiş bir yeşil alan. En dikkat çeken bina Mağribi mimarisi ile Sultan Abdul Samad Building.

Merdeka Meydanı

Bu noktada arka fonda Sultan Abdul Samad binası, Petronas Kuleleri ve KL Tower ı içeren bir poz çekilmek mümkün.

Kuala Lumpur ikonları tek karede

Meydanın etrafındaki binalar

Merdeka Meydanın'daki binalardan biri City Gallery. İçini gezmeseniz de önündeki "I LOVE KL" heykeli ile bir pozunuz olsun.

City Gallery

Merdeka Meydanı'ndan haritayı takip ederek yürümeye başlıyoruz. İstikametimiz Central Market. 

Central Market, kapalı bir alışveriş binası, hediyelik eşyacı dolu içerisi. Fiyatların Çin Mahallesi'ne göre yüksek olduğunu okumuştum. Dışındaki yürüyüş yolunda da aynı tür malzemeler satıyor. Buralarda yürüyüp fotoğraf çekiliyoruz ve yine yürüyerek Çin Mahallesi'ne yöneliyoruz.

Central Market ve civarı

Ben burada satılan çakma ürünlerden ziyade binalara odaklanmıştım

Çin Mahallesi'nde de taklit ürünler, plastik eşyalar, magnet, hediyelik eşyalar var. Klasik bir alışveriş muhiti. Çok bir özelliğini göremedik. Ana Caddesi Petaling Street olarak geçiyor. Sze Ya Tapınağı buraya gelmişken ziyaret edebileceğiniz Taoist bir tapınakmış.

China town KL

Çin Mahallesi

Çin Mahallesi'nden sonra hava kararmıştı ve acıkmıştık. Yemek için KL'nin eğlence bölgesi Bukit Bintang'a gitmeye karar verdik ve yine taksiye atladık. Bu arada bindiğimiz tüm taksiler 4-6 RM arası tutuyordu.

Bukit Bintang'da en canlı caddede Avrupai publar var. Açıkçası ben çok bir araştırma yapamamıştım Malay yemeği ile ilgili, o yüzden burada bir hamburgerciye oturup işin kolayına kaçtık. Yemeğimizi yiyip Bukit Bintang'dan yürüyerek otelimize geri döndük.

Menara KL Tower Kuala Lumpur silüteinde dikkat çeken bir yapı. Biz pek ilgilenmedik burası ile ama tepesine çıkıp manzara izleme imkanı veriyor. Manzara dedikleri binalardan ibaret olacağı için kaçırdığıma hiç mi hiç üzülmedim.

Eğer Kuala Lumpur'da 1 günümüz daha olsaydı; botanik parkı içindeki kuş, kelebek ve orkide parklarını gezebilir, tipik Malay evlerinin olduğu Kampung Bahru'da dolanabilir, Bangsar'ın hareketli gece hayatına ucundan dahil olabilirdik. 

Sanırım Kuala Lumpur için 2 gün yeterli. 3. bir günüm olsun istemezdim. Malezya'nın daha ilginç yerleri olduğu kanısındayım.

Kuala Lumpur'da Yeme İçme

Gayet zayıf kaldığım bir konu oldu bu. Biz Suria KLCC'nin içindeki bir Japon restoranında yedik öğlen yemeğimizi.

Akşam ise Bukit Bintag'da Pampas Reserve Grill'de yedik.

Bence daha lokal tercihler yapılabilirdi ama üzerimde bir rehavet vardı pek araştırma yapamadım bu sefer.

Bir uzak doğu seyahatimizin de sonuna geldik. 7 aylık bebeğimiz Ekin ile alnımızın akıyla başardığımız bu seyahatin başka gezgin ailelere de örnek olmasını diliyor, bir sonraki gezilerimizden haberdar olmak için sizi Facebook sayfamı beğenmeye ve beni Instagram'da takip etmeye davet ediyorum.

Sonraki yazılarıma kadar seyahatle kalın…

İlgili Yazılar
Yorum ( 4 )
  1. Eda
    24 Ocak 2017 at 21:00
    Cevapla

    Merhaba PHuketten kısa bir tur dusunuYorum,2gun malezya yada singapura?fıkrınız ne olurdu ıKısını gormus olarak?yuzEysel malezya mı(2gunde ancak yuzeysel oLur da:)) 2gunde sıngapur biter mi?tesekkurler

  2. melike kutlay cengiz
    24 Ocak 2017 at 21:00
    Cevapla

    Merhabalar, 2 günde KL o kadar da yüzeysel olmaz aslında, şehrin hakkı 2 gün 🙂 Ama görülecek şehir önceliği olarak Singapur bende KL’den önce gelir. Yani 2 günde Singapur’u tercih ederdim sanırım. Bangkok da düşünebilirsiniz, çok daha orijinal bir yer.

  3. Eda
    25 Ocak 2017 at 21:00
    Cevapla

    Bu taylanda 2.gelisim olacak,phuketten gecmeyi dusunuyOrUm iKisinden birisine.peki phukettE adaya doyacak birisi olarak 1gun kuala luMpur1gun farkli bir MalEzya seHri nasildir?ve cok mu bagnaz,tek gIdecegim de yoksa yine mi singapur:)tesekkurLer

  4. Eda
    25 Ocak 2017 at 21:00
    Cevapla

    Pardon ilk olarak phuketi belirttigimi unUtarak yaZmisim,bangkoku goRdum kesinlikle muHtesem

Yazımı nasıl buldunuz? Yorumları alayım :)