Norveç Fiyortları Nasıl Gezilir?

Norveç Fiyortları Nasıl Gezilir?

2017’nin haziran sonuna denk gelen ramazan bayramında 1 haftalık tatilimizi Norveç’te fiyortları görmeye ayırmıştık. “Doğa odaklı bir tatil” hayal etmiş olsak da olay mahaline uçakla gittiğimiz için tatilimizin başlangıç noktasında biraz da “şehir tatili” yapmıştık. Hazırladığım “Kopenhag Gezi Rehberi” için buraya tık tık… Sonrasında ise fiyortlara açılan kapıya yani fiyortların başkenti Bergen’e uzanmıştık. Norveç’in sevimli şehri Bergen gezi notlarım için ise buraya tık tık…

Bu yazımda ise Norveç’in küçük köylerine, pastoral manzaralarına, Unesco Dünya Mirası’ndaki fiyortlara ve buzullara uzanacağız.

Peki fiyort ne demekti hatırlayalım mı?

Fiyortlar, denizin buzul vadilerini basması sonucunda oluşan ve çoğunlukla iç kesimlere kadar sokulan; ince, uzun, genellikle çok derin ve kenarları çok dik körfezlere deniyor.

Deniz, buzul vadilerinin içine girmiş ve doğa harikası fiyortları yaratmış!

Norveç’te irili ufaklı birçok fiyort var. Hepsi yemyeşil, bakir. Etraflarındaki kutu kutu evler doğa ile adeta dans ediyor. Betonlaşma, şehirleşme yok. Buralarda yaşamak nasıl olurdu diye sorgularken buluyoruz kendimizi. İnsan huzurdan kafayı yer sanırım.

Norveç’in en büyük ve derin fiyordunun ismi Sognefjord. Sognefjord’un birçok kolu var, bu kollardan biri: Naeroyfjord, Norveç fiyortlarının en ünlülerinden ve aynı zamanda Unesco Dünya Mirası listesinde olanı. Naerofjord Sognefjord’un en dar kolu ve etrafı 1700 metre yüksekliğinde dağlarla çevrili. İşte bu yüzden eşsiz manzaralar sunuyor.  Biz burayı mutlaka görmeliyiz diye düşündük. Naerofjord’u görmek için yapılması gereken şey ise Norveç’in Flam kasabasına gitmek.

Unesco Dünya Mirası’ndaki 2. Norveç Fiyordu ise Geirangerfjord. Burası Bergen’den 8 saat kadar uzaklıkta, kuzeyde kalıyor ama manzarayı görünce burayı da es geçmemeliyiz diye düşündük.

Norveç’in en ünlü manzaralarından, Geiranger Fiyordu

Fiyortları gezmenin çok çeşitli yolları var. Önce hangi yöntemle gezeceğimize karar verelim, sonra bütçemizi denkleştirelim ve son olarak gideceğimiz yerlerde neler göreceğimizin ayrıntılarına girelim. Buna göre son planı oluşturabilirsiniz diye düşünüyorum.

Norveç fiyortlarını nasıl gezeriz?

1- Cruise gemileri ile gezmek

Çok popüler bir tercih, açıkçası biz de böyle yapsaymışız diye düşünmedim değil. Ama benim baktığım tarihte görmek istediğim yerlerin hepsini içine alan bir gemi bulamamıştım. Gazetelerin seyahat eklerinin reklam bölümlerinde yaz için güzel seçenekler bulabilirsiniz.

Stavanger, Bergen, Flamm, Geiranger’i içeren bir gemi turu bulursanız, tarihi uygunsa ve fiyatı aklınıza yatarsa değerlendirebilirsiniz.

Cruise’un avantajı, araba kiralama ve konaklama ayarlama gibi organizasyonlar yapmanıza gerek kalmıyor. Yolculuk esnasında siz keyfinize bakarken bir bakmışsınız gideceğiniz yere varmışsınız. Yeme içme gemiden, böylece “Norveç’te yemek çok pahalı” diye yakınmanıza da gerek kalmıyor. Dezavantajı ise “buranın gecesini de göreyim” diyemiyorsunuz, indiğiniz yerlerde sınırlı vaktiniz oluyor. Ücret olarak da her şeyi kendinizin ayarladığı bir seyahat ile aynı fiyata veya daha pahalıya geliyor olabilir. İndiğiniz limanlardaki aktiviteleri genelde ekstra satıyorlar, veya o kısımları yine siz kendiniz organize ediyorsunuz.

Bir de Norveç firması Hurtigruten var. Bergen ve Kirkenes şehirleri arasında hizmet veren dolmuş tipi cruise gemilerine binip, istediğiniz durakta inebiliyorsunuz. İndiğiniz durakta istediğiniz kadar konaklayıp yolunuza devam edebilme imkanı sunuyor.

2- Norway in Nutshell konseptinde gezmek

Norveç’in en çok tercih edilen gezi programı buymuş. Oslo ve Bergen arasını tren, otobüs ve gemi kullanarak gidebildiğiniz, yol boyu muhteşem manzaralar sunan bir paket program.

Norway in Nutshell paketini “kombine bir toplu taşıma bileti” gibi düşünebilirsiniz. Bu bilet kullanılan tren otobüs ve geminin ücretlerini kapsıyor ve kişi başı 150 eurodan başlıyor.  (2017 fiyatı)

Bu biletleri paket olarak almaz da tek tek kendiniz alırsanız daha ucuza geliyor diye okumuştum, siz yine bir araştırın.

Programı yılın 365 günü uygulayabiliyorsunuz. Başlangıç noktanız Oslo, Bergen, Voss veya Flamm şehirlerinden biri olabiliyor.

Norway in Nutshell turunun içeriği şu şekildeymiş: Örneğin yolculuğa Oslo’dan başlamış olalım.

Oslo’dan Bergen yönüne giden tren bileti (Mydral istasyonuna kadar)

Mydral’da tren değişimi ve efsane Flamsbana treni ile Flam kasabasına ulaşım (bu tren yolculuğu ölmeden önce yapılması gereken en fotojenik yolculuklardan biri, ayrıntılarını aşağıda anlatacağım)

Dünyanın en iyi tren yolculuklarından biri kabul edilen Flam Railway

Flam kasabasında Aurlandsfjord ve Unesco Mirasındaki Naeroyfjord’u içeren bir gemi turu ile Gudavangen’e ulaşım

Gudvangen’den otobüs ile Voss şehrine ulaşım

Voss’dan Bergen’e tekrar tren yolculuğu

Norway in nutshell turu tam olarak böyle. Bergen’den yola çıkarsanız da tam tersini yapmış olacaksınız. Bu tur ile aslında Norveç’in fiyort manzaraları hakkında genel bir fikir sahibi olabiliyorsunuz.

Bu turu 1 gün içinde tamamlamak mümkün. İsterseniz durakların birinde konaklama ayarlayabiliyorsunuz. Böylece tur 2 güne yayılmış oluyor.

Norveç’te kısıtlı zamanınız varsa da 1 gününüzü bu tura ayırmanızı tavsiye ederim, hava muhalefeti olmadığı sürece bu günün hayatınızın en güzel günlerinden biri olacağını garanti edebilirim.

Biz 1.5 yaşında bebekle seyahat ettiğimiz için biraz eşyamız vardı ve böyle toplu taşımayla gezmek istemedik. O yüzden 3. seçenek gibi yaptık:

3- Araba kiralayarak kendi rotanızda gezmek

Norveç’te araba kiralamak bazen toplu taşımaya göre daha ucuz. Hele de 2 kişiden daha kalabalıksanız.

Üstelik Norveç’te “road trip” yaşanması gereken bir tecrübe. Her yerde durup doğanın tadını çıkarmak istiyorsunuz. Yollar müthiş, yollar doğaya saygılı… Tek yönlü tüneller var, karşı şerit ile çarpışmamak için sırayla geçiliyor. Dünyanın en uzun karayolu tüneli olan Laerdal Tüneli’nden geçtik mesela, 24,5 km uzunluğundaydı.

Yalnız dikkat: Norveç’te araba ile gezmek aklınızı kaçırmanıza sebep olabilir! 

Biz de Bergen’den araba kiraladık ve Unesco Dünya mirasındaki 2 fiyordu, yani  Flamm’i ve Geirangerfjordu’unu içine alan; Alesund’a uzanan bir rota çizdik kuzeye doğru. Rotamızı ayrıntılı olarak anlatacağım.

Siz isterseniz Bergen’den güneye gidip Stavanger, Pulpit Rock veya Trolltunga’yı içine alan rotalar çizebilirsiniz.

4- Bergen’den tur satın almak 

Bergen Norveç’in 2. büyük şehri, aynı zamanda fiyortlara açılan kapı olarak biliniyor. Buradaki turist bilgilendirme merkezinde birçok paket tur satılıyor. “Fiyort turu” adı altında 2-3 saatlik gemi turları bulabileceğiniz gibi 1 tam günü kapsayan Hardangerfjord turu da değerlendirilebilir. Bu 4. seçenek yukarıdakiler kadar doyurucu olmayacaktır ama hiçten de iyidir.

Norveç Fiyortlarını Ucuza Gezmenin ipuçları

Norveç, Avrupa birliğine girmeye tenezzül bile etmemiş, refah seviyesi tavan yapmış bir ülke. Hayat standardı ve kişi başı gelir o kadar yüksek ki, bu durum fiyatlara yansımış. Norveç’te her şey inanılmaz pahalı. Dolayısıyla Norveç birçok gezgin için “hayallerin ülkesi”. Çok güzel, ama çok pahalı.

Eminim bu yazıyı okuyan herkes bir maliyet hesabı görmek istiyor. Açıkçası ben kendi maliyetlerimle sizi korkutmak istemiyorum. Çünkü ben bu geziyi planlarken bazı hatalar yaptım – bilerek veya bilmeyerek.

Kendi hatalarımdan ders alarak önereceklerim şunlar:

1- Uçak biletini kampanyalı almaya çalışın. Oslo’ya veya Kopenhag’a ucuz bilet bulmak pek de zor değil. Ben tam bayram tarihlerinde, İzmir çıkışlı ve kampanyasız dönemde bilet aldığım için pek de ucuza gelmedi. Ama inanıyorum siz bulabilirsiniz.

2- Araba kiralayacaksanız da, toplu taşıma kullanacaksanız da erken rezervasyon yapın. Tarih yaklaştıkça fiyatlar artıyor. Ben arabayı son 1 hafta önce kiraladım, 1 ay önce baktığım fiyata göre 1000 lira fazla ödedim. Yani rotanızı bir an önce belirlemekte fayda var.

3- Norveç’te yaz sezonunda gezmek elbette daha pahalı. Ama yazın güzel havaya denk gelme ihtimalini hiçbir şeye değişmem. Haziranda gittiğim için asla kendime kızmıyorum 🙂

Kışın bu bölgeyi yeşillikler içinde değil, beyaz giymiş hali ile görmek de ilginç ve daha ucuz olabilir. Yalnız bu kısımlarda kuzey ışığı görme ihtimaliniz yok, o konuda beklentiye girmeyin.

4- Konaklama yeri belirlerken otellerin çok pahalı olduğunu gördüm. Bebeğe yemek hazırlama yükümlülüğüm olduğu için de airbnbden evler tuttum.

Sadece 1 günümüzde ise bölgenin lüks bir otelinde konakladık. Fiyort manzaralı havuzu olan bu otel benim aklımı çeldi. Singapur’a gidip 1 gece Marina Bay Sands (sonsuz havuzu olan o meşhur otel)de kalmak gibi düşündüm. Pişman değilim, ama bütçe kısıtlıysa kesinlikle önermiyorum.

Paraya kıyıp kaldığımız otelden manzara

Evde kalmaktan daha da ucuzu kamp yerlerinde kalmak. Yol üzerinde içinde bungalov tipi konaklama imkanı olan birçok camping noktası gördük.

5- Aslında Norveç tam karavan kiralamalık yer. Ulaşım ve konaklama maliyetini birleştirme imkanı da sunuyor. Ama ben Bergen – Alesund arasında karavanı nereden nasıl kiralarım pek araştırmadım. İleride mutlaka denenecek!

6- Türkiye’den mümkün olduğunca yiyecek bir şeyler getirin. Konserveler, atıştırmalıklar hayat kurtarıyor. Hem sonsuz yeşilliğin ortasında istediğiniz yerde markete veya restorana rastlayamıyorsunuz, bulsanız da fiyatlar çok yüksek.

7- Yanınızda şişe taşıyın, çeşmeden su doldurup için. Suya para vermeyin.

Bütün bunları düşünerek size ortalama bir maliyet çıkarmam gerekirse 1 haftayı Norveç’te geçirmek 2 kişi 2000 euronun üzerinde malolur diyebilirim. Tabii az sonra anlatacağım Flam’deki aktiviteleri de yapacağınızı varsayıyorum.

Bergen’den Alesund’a Uzanan Norveç Fiyort Rotamız

Sıra geldi biz nasıl gezdik onu anlatmaya.

Norveç’te 1. gün: Bergen’e varış

Kopenhag’dan gecenin bir körü uçakla Bergen’e geldik ve gelir gelmez yatıp uyuduk

2. gün : Bergen

Gün boyu Bergen’i keşfettik. Yazısını tekrar paylaşmam gerekirse buyrun. Kaldığımız muhteşem manzaralı evin linki ise burada.

Günün akşamında ise Bergen’de kiraladığımız arabayı teslim aldık. Budget şirketinden Volkswagen Polo kiralamıştık.

3. Gün: Flam

Bergen’den sabah erkenden yola çıktık ve istikamet Flam kasabası. Flam, yukarıda belirttiğim Norveç’in en uzun ve en derin fiyordu olan Sognefjord’un Aurlandsfjord kolunun hemen ucunda yer alıyor.

Kendisi küçük bir köy olmasına rağmen kocaman cruise gemilerini ağırlıyor ve Norway in Nutshell turunu yapan herkesin uğrak noktası. Kısacası çok turistik bir kasaba Flam.

Küçücük kasabaya kocaman gemiler yanaşıyor

Flam’de neler yapılır derseniz, 3 temel turistik aktivite var:

a- Flamsbana Treni (Flam Railway)

b- Fjord cruise veya Fjord safari

c- Stagestain Seyir tepesine çıkmak

Biz haziran sonunda Flam’de olduğumuz için bu 3 aktiviteyi 1 günde yapabildik. Daha kısa süren kış günleri için 1 tam gün yetmeyebilir ve civarda bir konaklama ayarlamak gerekebilir. Herbiri ayrı bir yazının konusu olabilecek güzellikteki bu aktivitleri kısaca anlatmak istiyorum:

a – Flamsbana treni:

Dünyanın en iyi tren yolculukları listesinde olan bu tren yolculuğu bence gezinin yıldızıydı. Flamsbana trenini Flam Railway olarak da görebilirsiniz birçok yerde. Aklınız karışmasın, aynı şeyi ifade ediyorlar.

Tren Flam’de limanın hemen yanından kalkıyor ve 20 km uzunluğunda bir yolculuk olmasına rağmen tren Myrdal istasyonuna kadar 867 m yüksekliğinde bir dağı tırmanıyor. Bu esnada 20 tane tünelden geçiyorsunuz ve bu tünellerin 18 tanesi el işçiliği ile yapılmış. Gerçekten hayrete düşürücü güzellikte manzaralar görüyorsunuz ve aslında tren her tünele girdiğinde offlayıp puffluyorsunuz 🙂

Başlıyoruz…

Manzaralar şahane

Yolculuğun en güzel yerlerinden biri de Kjosfossen şelalesinde tren duraklıyor, inip gürül gürül akan suyu izliyorsunuz. Bu esnada bir müzik dinletisi ve dans gösterisi de yapılıyor.

Kjosfossen şelalesi ve sağdaki kırmızı elbiseli dansçıya dikkat. Fonda da müzik hayal edebilirsiniz

Bu büyülü yolculuk toplamda 1 saat sürüyor. Tren arada birçok durakta durup yolcu indirip bindiriyor. “Buralarda yaşayan insanlar mı varmış” diye şaşırabilirsiniz. Biz çift yön bilet aldığımız için 2 saatimizi bu trende geçirdik.

Trenden bir manzara, evet buralarda da yaşayan insanlar varmış!

Bizim bu trene çift yön bilet almamızın sebebi kiralık araba ile hareket ediyor olmamızdı. Tren bileti çift yön kişi başı 50 euro civarı olduğu için çok da mantıklı bir şey değil ama programımız bunu gerektiriyordu. Çünkü Bergen’den Flam’e tren ile gelip sonra bu Flamsbana yolculuğunu yapsak indiğimiz yerde araba kiralayacak bir yer yoktu. Biz de arabayı Bergen’den kiralayıp Flam trenine 2 kez binmiş olduk. Çok da güzel oldu diyebilirim, 1 tur yetmeyebilirmiş.

Flam’e bir cruise gemisi ile ulaştıysanız siz de bu tren yolculuğu için çift yön bilet almak durumunda kalabilirsiniz.

Oslo’dan Bergen yönüne gidiyorsanız: Oslo’dan bindiğiniz trende Myrdal’da inip Myrdal – Flam arasını bu Flamsbana treni ile alabilirsiniz. Yani Flamsbana’yı Flam’e ulaşım aracı olarak kullanmak da mümkün.

Eğer Bergen’den Oslo yönüne gidiyorsanız da bir şekilde Flam’e ulaşıp önce Flam’deki aktiviteleri yapmanızı öneririm. Sonra Oslo istikametine devam etmek için Flamsbana trenini Flam’den Myrdal yönüne doğru kullanıp, Myrdal’de tren değiştirerek Oslo’ya varabilirsiniz.

Flam Railway biletinizi bu linkten alabilirsiniz. Planı erken yapmakta yarar var, yaz aylarında istediğiniz tarih ve saatte yer bulamayabilirsiniz. Flam Railway ile başka tren yolcluklarının bağlantılarını görmek isterseniz de adresiniz bu link.

“Trene bindiğinizde sağa mı oturmalı sola mı?” derseniz biz çift yönü de tecrübe ettik, aslında ikisi de güzel. Ama bana Flam’den Myrdal’e gidiş yönünde sağda oturmak bir tık daha iyiymiş gibi geldi. Normalde trene binmek için 5-10 dakika öncesinde istasyonda olmak yeterli. Ama yer kapmak için siz onu bir 15-20 dakika yapabilirsiniz.

Trenin içini merak edenlere…

Eğer bu tren yolculuğunun fiyatı size pahalı geldiyse veya yer bulamadıysanız aklınızda olsun: Tren yoluna paralel giden dar bir araç yolu da varmış. Ama araba ile Myrdal’e ulaşmak mümkün değil, bir yere kadar gidebiliyormuşsunuz.

Araba ile değil ama bisikletle veya yürüyerek Myrdal’dan Flam’e ulaşmak mümkün. Yürüyüş 5-6 saat, bisiklet 2-3 saat sürüyormuş.

b – Fjord cruise veya fjord safari

Bu aktivitelerde fiyortların içindeyiz, yani sudayız. Flam’de hemen limandan kalkan gemilere biniyoruz.

Fjord safari aktivitesinde suya yakın zodyak tipi motorlu botlarla fiyortlarda turluyorsunuz. Biraz hoplayıp zıplamalı, ama kenardaki dağlara ve şelalelere daha yakından bakabileceğiniz bir opsiyon. Bu safari turunda yolculara özel kostümler giydiriyorlar.

Yaz mevsiminde her yaştan çocukla binebiliyorsunuz. Çeşitli uzunluktaki turları incelemek, önceden rezervasyon yapmak veya fiyat bilgisi almak için sizi bu linke alalım. Benim ilk seçeneğim buydu, fakat yer bulamadık.

Öyle olunca çok daha macerasız ama aslında bebekli bir aileye daha uygun olan fjord cruise aktivitesine yöneldik. Kocaman gemilerle önce Aurlandsfiyordu, sonra da Unesco dünya mirasındaki Naeroyfiyord’u  turluyorsunuz. Gemi turu yaklaşık 2 saat sürüyor. İsterseniz tek yön gidip Gudvangen’de iniyorsunuz ve otobüsle Flam’e geri gelebiliyorsunuz. Veya dönüşü de gemi ile yapabilirsiniz. Gemi seyahatini çift yön satın almak daha çok para ve daha çok zaman demek. O yüzden biz gemi ile gidip otobüsle geri döndük.

Fiyortlarda manzara

Fiyortlarda süzülen gemiler birkaç çeşit. Gemilerin en yenisi ve en konforlusu Vision of the Fjords isimli olan. Bizim gittiğimiz gün bize uyan saat biraz geçti ama o saatte bu lüks gemiye özel bir kampanya vardı. Biz de Vision of the fjords ile gezmiş olduk. Gerçekten de çok güzeldi, geminin neresinde oturursanız oturun manzara süper. İçeride oturup üşümeyelim derseniz de manzaradan mahrum olmuyorsunuz yani.

Fjord cruise Naeroyfjord” isimli bu aktivitenin fiyatlarını ve zaman çizelgesini bu sitede bulabilirsiniz. Saatine ve gemisine göre fiyatlar değişiyor. Biz bu tura otobüs bileti de dahil 116 euro ödemişiz (2 kişi,2017 haziran). 4 yaşına kadar çocuklar ücretsiz, 4-15 yaş arası %50 indirimli.

c – Stegastein Viewpoint

Stegastein isimli seyir tepesine çıkmak da Flam’e gelmişken yapmanız gereken bir aktivite. Fiyortları bir de tepeden görmeyelim mi?

Stegastein Seyir terası işte böyle

Manzarası da bu

Arabanız varsa 20 dakikada tepeye ulaşıp istediğiniz kadar vakit geçirip bir 20 dakikada da geri inebilirsiniz.

Arabanız yoksa Turism Information’dan tur satın alıyorsunuz. 30 eurodan başlayan fiyatları var. Ayrıntılı bilgi için buraya tık tık…

Flam’de geçirdiğimiz bu dolu dolu gün gerçekten gezimizin en güzel ama en pahalı günüydü.

Flam’deki aktiviteleri geride bıraktık. Flam’de “Ne yiyip içelim” derseniz en mantıklısı yanınızda sandiviç, konserve yiyecek bulundurmanız olsa da oradaki büfelerden yemek yeme imkanınız da var. Bu güzel günün üzerine bir de Norveç usulü iyi yemek yiyeyim derseniz Fretheim Hotel’in 2. katında Arven Restorant açık büfe ve ala carte bölümleri ile hizmetinizde.

Biz akşam konaklamak için Flam’e yaklaşık 2 saat uzaklıktaki bir köyü seçtik. Ertesi gün gideceğimiz yere biraz daha yaklaşmak için seçtiğimiz köy Marifjora idi. Ama siz etraftaki diğer seçenekleri de değerlendirebilirsiniz. Airbnb’nin harita özelliği çevre köylerdeki konaklama alternatiflerini de gösteriyor.

Marifjora’ya ulaşmak için yukarıda bahsettiğim Laerdal Tüneli’nden geçtik ve araba ile “Mannheller-Fodnes” feribotuna bindik. Feribot kısmı beklediğim kadar zaman kaybettirici olmadı.

Marifjora’da konakladığımız ev fiyord kenarında, harika bir konumdaydı. Biz gece vardığımız için ancak ertesi gün tadını çıkarabildik. Evimizin linki burada

4. Gün: Marifjora, Fjaerland’da buzul müzesi, Briksdal Buzulu ve Loen

Bugünkü programımız başlıkta yazan gibiydi, fakat biz bir gece önce konakladığımız Marifjora’da sabah biraz uzun zaman geçirdiğimiz için, akşam da bölgenin iyi bir otelinde yer ayırıp orada biraz keyif yapmayı tercih ettiğimiz için programı yetiştiremedik. Briksdal buzulunu ertesi sabaha aktardık.

Sabah kalkıp önce evin önündeki parkta kahvaltımızı yaptık, fiyord manzarasının tadını çıkardık.

Evimizin önündeki park ve inanılmaz ton yeşil

Biraz da fiyort kenarında aile saadeti yaşadık…

Sonra da yine atladık arabaya ve yollara düştük. İstikamet 1 saat uzaklıktaki Fjaerland köyü. Doğal güzelliği ile meşhur bu köyün diğer özelliği Norveç Buzul Müzesi‘ni barındırması. Üstelik Avrupa’nın en büyük 3. buzulu olan Jostedalsbreen’in (Jostedal buzulu) bazı kollarını bu köyden görebilirsiniz.

Buzul manzaralı yollar

Biz Norveç buzul müzesini ziyaret ettik. 13 euro gibi bir giriş ücreti vardı.

Norveç Buzul Müzesi

Fjaerland ve doğası

Daha sonra yine yollara düşüyoruz. Programımızda 2 saat uzaklıktaki Briksdal buzulu milli parkı var. Burası da Jostedal Buzulu’nun bir parçası, yanına kadar yanaşabiliyorsunuz. Ama ben ayırttığım otelin tadın çıkarmak istediğim için ve bu buzul ile otel yakın olduğu için buzul programını ertesi güne alıyorum, direkt otelimize gidiyoruz. Orası da Fjaerland’dan 1.5 saat sürüyor.

Siz de böyle bir plan yaparsanız konaklamanızı Loen kasabasında seçebilirsiniz. Kamp alanları da var.

Fiyort manzaralı havuzları ile meşhur otelimiz Loen’deki Hotel Alexandra. Otel ve etrafı resmen huzurun adresi. Havanın dinginliğinden mi, ortamın yeşilinden mi bilmiyorum ama biz burada çok mutlu oluyoruz.

Hayaller… (Bu aile biz değiliz)

İçimizden geçen tabii ki bu manzaralı jakuzide keyif yapmak. Ama Ekin sayesinde çocuk havuzunda çimmeye mahkum oluyoruz 🙂

Hayatlar (işte bu biziz, ama yine de mutluyuz)

Az da olsa biz de girebildik sonradan 😉

Otelimizin hemen yanında bölgenin yeni açılan süper turistik atraksiyonu Loen Skylift var. İnternetteki manzaraları görünce “buraya kesin çıkmalıyız” diyorum ama kişibaşı 50 euro fiyatını öğrenince kararsız kalıyorum. “Bir düşünelim, sabahki uyanma durumumuza göre bakarız” diyoruz.

Sabah kahvaltıdam sonra tam teleferiğin hareket saatini 1 dakika geçe orada olunca sonraki seferi beklemekle zaman kaybetmiyoruz, 100 euroyu cebimize atıp programımıza devam ediyoruz.

5. Gün: Hellesyt – Geiranger

Aslında planımız otelden arabaya atlayıp 1 saat uzaklıktaki Hellesylt kasabasına gidip feribota binmekti ama dünden gitmediğimiz Briksdal buzulunu görmeyi de bu sabaha ilave ettik.

Briksdal Buzulu (Brikdal Glacier veya Briksdalsbreen), yukarıda da anlattığım kocaman Jostedal buzulunun bir kolu. Jostedalsbreen National Park içinde bulunuyor ve yakınına kadar yanaşabiliyorsunuz. Biz bu milli parka kiralık arabamızla ulaştık ama haziran başından ağustos sonuna kadar Stryn, Loen, Olden ve Briksdal kasabalarından otobüslerle de ulaşım mümkün.

Gün geçtikçe küçülen Briksdal buzulunu bir an önce görmek lazım

Milli parka giden yol muhteşem. Her yol kıvrımında arabayı kenara çekip manzara fotoğrafı çekmek istedik.

Yol manzaraları

Bu milli parkın içindeki Briksdal buzulunu görmeye en az 1.5 saat ayırmalısınız. Buzulun yanına kadar yürüyerek gidecekseniz bu süreyi en az 2.5 saat olarak düşünün.

Aslında milli parka giriş ücretsiz. Buzula yürüyerek giderseniz hiçbir şey harcamamış olursunuz. Fakat bizim gibi aceleniz varsa veya “gidiş – dönüş 1.5 saat yürüyemem” diyorsanız parkın girişindeki  “trol car”lara biniyorsunuz; zamandan kazanıp para kaybediyorsunuz.

Hayatımda ilk kez buzul görecek olmanın heyacanı ile “trol car” isimli arabaya biniyoruz. Bir yandan da yürüyerek giden yaşlı amca ve teyzeleri  sollarken hafif bir utanç kaplıyor içimi. Ama acelemiz var…

Trol car a bindik

Ve buzula ulaştık. Bir buzula kısa kollu ile yanaşmanın tuhaflığını hissediyorum

Doğadan bir kesit

Buzulu gördüğümüze göre günün programına devam edebiliriz. İstikamet Hellesylt kasabası. Yani Geiranger Fiyord’unun başlangıç noktası

Öğlene doğru ulaştığımız Hellesylt’te direkt olarak feribot sırasına giriyoruz. Araba ile bindiğimiz feribot bizi Geiranger fiyordu boyunca yüzdürüp Geiranger kasabasına bırakacak.

Hellesylt-Geiranger feribotu

Geiranger Fiyordu Norveç’in en ünlü fiyordu desem yeridir. Unesco dünya mirasında. Hellesylt ile Geiranger kasabaları arasında uzanan, S şeklinde ve 20 km uzunluğundaki bu fiyort, yeşil doğası ve 7 kardeşler şelalesi ile Norveç’in en çok ziyaret edilen yerlerinden biri.

Bu fiyordu görmenin en iyi yolu Hellesylt ile Geiranger arasındaki feribota binmek.

Geirangerfjord’dan manzaralar

Geirangerfjord’dan manzaralar

Feribottan Geiranger kasabasında iniyoruz. Küçük sevimli bir kasaba. Kısa bir tur atıyoruz ve yanımızda getirdiğimiz yiyeceklerle marketten aldığımız içeceklerle süper manzaralı bir yemek yiyoruz.

Değme restoranlara taş çıkaracak manzara, değme backpackerlarla yarışacak menü: sandiviç ve konserve 

Geiranger fiyordunu sudan gördük, ama bir de tepeden görmek lazım. Fiyordu tepeden görmek için 2 nokta var: Flydalsjuvet ve Mount Dalsnibba. İkisine de araba ile gidiliyor.

Flydalsjuvet yakın olanı. Hemen ulaşıyoruz ve fotoğraflarda gördüğüm koltuğu aramaya koyuluyorum. Koltuğumu bulduğuma göre fiyortların kraliçesi olmaya hazırım.

Fiyortların gücü adına…

Buraya ait çok meşhur bir fotoğraf karesi var, onu çekilmek isteyebilirsiniz. Ama ben Geirenger turist infoya sorduğumda tarif etmediler, yasak tehlikeli filan dediler. Ben de çok peşine düşmedim ama efsane bir poz olduğunu söylemek zorundayım. Hemen paylaşayım:

Biz burayı bulamadık, görseli Google’dan aldım

Geiranger fiyordunu tepeden gören diğer manzara noktası ise “Mount Dalsnibba”. Buraya gerçekten ilginç bir yoldan çıkıyorsunuz, kenarda erimemiş karlar var ve bitki örtüsü yok gibi. Adeta başka bir gezegen…

Dünya’nın birbaşka yüzü 

 

Yerde karlar var ve ben kısa kolluyum. Şaşırmadan edemiyorum

Biz yolu büyük oranda kattetik ama esas manzaralı bölüme ulaşamadık. Neden mi?

Araba ile dağa tırmanıp hangi gezegende olduğumuzu sorgularken birden Ekin’in pasaportunun bizimkilerin yanında olmadığını farkettik ve resmen böğrümüze ÖKÜZ OTURDU. Hemen telefonun çektiği bir yere gidip birkaç telefon görüşmesi yaptık, arabayı, bavulları aradık. Yok yok yok! Ekin benim çantamla oynamış ve pasaportu bir yere fırlatmış olmalıydı. Ertesi gün uçağımız var Türkiye’ye, ama uçak kalkana kadar cumartesinin gününde Oslo’da Amerikan konsolosluğuna yalvar yakar yeni pasaport çıkartabilir miydik? Peki ama Oslo’ya nasıl gidecektik? İç hat bile olsa pasaportsuz uçamazdık, arabayla basıp gitsek 7 saatlik mesafe var ve inanılmaz yorgunuz…

Birkaç saat dinlenip tekrar yola çıkarız düşüncesi ile Alesund’daki evimizin yolunu tuttuk. Evimize yerleştik,  tekrar aramaya başladık. Veee, valizin hiç kullanmadığımız bir gözünden pasaportu bulduk!!! Bergen uçuşundan sonra oraya biz sokuşturmuştuk, sonradan hatırladık. Ve göğsümüze oturan kocaman öküz küçücük bir kuşa dönüşüp havalandı, uçtu gitti.

Biz telaş içinde geri döndüğümüz için ve çok da zamanımız olmadığı için uğramayı düşünmedik ama siz biraz yolu uzatmayı göze alırsanız Geiranger – Alesund arasında Trollstingen yolunu da kullanabilirsiniz.

Görsel Google’dan

6. Gün: Alesund

Alesund Norveç’in sevimli bir liman kenti. Geçirdiği yangınlardan sonra “Art Nouveau” tarzında yeniden inşaa edilmiş ve fotojenik bir şehir yaratılmış.

Alesund, renkli bir liman kenti

Biz biraz şehir dışında bir airbnb evinde konakladık. Linki burada. Banyosu paylaşımlıydı ama bunu çok takmadık.

Alesund’da şehir merkezinde biraz dolanıp iyi bir kahvecide kahvaltı ettik, giderseniz bu mekanı atlamayın: Invit Espressobar

Alesund’da esas yapmanız gereken Aksla Viewpoint‘e çıkıp şehir manzarasını fotoğraflamak. Biz turist infodaki kızın gazabına uğradık ve çıkamadık. Kıza havaalanına kaç dakikada gideriz diye sorduk, o da o gün şehirde çok büyük bir festival olduğunu, geçen sene festival gününde havaalanına 2.5 saatte zor ulaşıldığından bahsetti. Bunu duyan Olgun tabii ki benim Aksla tepesine çıkma isteğimi şiddetle reddetti ve biz havaalanının yolunu tuttuk. 15 dakikada vardık ve manzara tepesi yerine havaalanının tadını çıkardık 🙂

Alesund civarına daha fazla vakit ayırabiliyorsanız 3,5 saat uzaklıkta (kuzeyde) Atlantic Road var. Bu yol oldukça turistik ve fotojenik. Görülecekler listenize almak isteyebilirsiniz 😉

Biz buradan sonra Oslo’ya uçuyoruz ve başkenti görmeden İstanbul’a, oradan da İzmir’e devam ediyoruz.

Umarım yararlı ve motive edici bir fiyort yazısı olmuştur. Yeşille kalın…

İlgili Yazılar
Yorum ( 3 )
  1. Tuğba Ergün
    30 Kasım 2017 at 14:10
    Cevapla

    “Umarım yararlı ve motive edici bir fiyort yazısı olmuştur.” muu??? Çıktısını alıp saklamayı düşünüyorum ben, internete ulaşamadığım bir zaman ihtiyacım olursa diye 🙂 Büyük bir puzzledı kafamda Norveç ve Fiyortlar, çok yararlı oldu gerçekten. Ellerine sağlık!

    • Melike Kutlay
      30 Kasım 2017 at 16:16

      Çok sevindim bu yoruma, gerçekten fazla bilgi yok Türkçe kaynaklarda. En kısa zamanda gidip görmen dileğiyle.

  2. Ozlem sezen yilmaz
    1 Aralık 2017 at 02:57
    Cevapla

    Muhtesem manzaralari ve bir cirpida okunan super bir yazi olmus. Plan yapmak artik daha kolay 😍

Yazımı nasıl buldunuz? Yorumları alayım :)