Bergen Gezi Notları

Bergen Gezi Notları

Norveç’in 2. büyük şehri olmasına rağmen bir kasaba şirinliğindeki Bergen’deyiz. Burası popüler bir deyişle “Norveç fiyortlarına açılan kapı”. Biz de Norveç fiyortlarına bu kapıdan girmiş bulunduk. İşte karşınızda tüm tecrübelerimle Bergen gezi rehberi...

Bergen Gezi Rehberine hoş geldiniz

Norveç; birçok gezginin hayallerini süsleyen, doğal güzellikleri ile nam salmış bir ülke. Sonsuz yeşil, dağların tepesindeki karlar ve her taraftan çağlayan şelaleleri ile adeta cennetin tasviri. Gezginler için bu kadar arzulanması ama bir o kadar da zor ulaşılan bir yer olmasının sebebi tabii ki çok çok pahalı olması… Hava şartları da caydırıcı, çok yağışlı ve soğuk.

Norveç’ten bir manzara

Norveç yeşil ve sulak

Aslında doğasının güzelliğini de bu hava şartlarının kötülüğüne borçlu. Bu kadar yağışlı olmasa bu kadar yeşil olur muydu? Bu kadar soğuk olmasa o fiyortlar nasıl oluşurdu? Sahi o fiyortlar nasıl oluşmuş?  Neymiş ki o fiyort?

Fiyortlar, denizin buzul vadilerini basması sonucunda oluşan ve çoğunlukla iç kesimlere kadar sokulan; ince, uzun, genellikLe çok derin ve kenarları çok dik körfezlere deniyor. Norveç’in o müthiş manzaralarının bir kısmını da bu kıyı tipi oluşturuyor.

Deniz, buzul vadilerinin içine girer ve fiyortlar oluşur. Bize de bu güzelliği seyretmek düşer…

Norveç’i “ölmeden önce görülmesi gereken yerler” listenize almanızı şiddetle öneriyorum. Bir sonraki yazıda anlatacağım Norveç fiyortları konseptli rotamız gezmeyi sevmeyen eşimi bile çok mutlu etti ve “bir daha kolay kolay başka yerleri beğenmem” dedirtti.

Bizim Norveç’e bu denli hayran olmamızın bir sebebi de çok iyi bir havaya denk gelmemiz. Örneğin Bergen, Temmuz ağustos aylarında bile ortalama sıcaklığın 16 -17 derece olduğu, yılın 250 günü yağış alan bir şehir. Biz haziran sonunda çok güneşli bir havada gezdik Norveç’i. Bunun anlamı Norveç’e haziranda gidin demek değil tabii ki, sağı solu belli olmaz oraların.

Yine de yazın gitmek her zaman avantajlı. Günler uzun olduğu için geç saatlere kadar rahatça gezebiliyorsunuz. Aydınlıkta uyumakta zorlanır mıyız diye korkmuştum ama uyunmayacak kadar aydınlık olmuyor saat 12 civarlarında.

Aklınızda bulunsun:

Norveç ile aramızda 1 saat fark var. Ama biz kış saatine geçmediğimiz için kış aylarında bu fark 2 saat olabilir. Gitmeden bir kontrol edip emin olun.

Norveç’e gitmek için Schengen vizesi gerekiyor ama aslında Norveç bir Avrupa Birliği ülkesi değil. Refah seviyesi çok yüksek olduğu için gerek duymamışlar birliğe girmeye.

Norveç’in para birimi ise Norveç Kronu. NOK olarak kısaltıldığını görebilirsiniz.  1 NOK 0,11 euro. Yani 50 NOK fiyat gördüğünüzde yuvarlak olarak 5 euro olduğunu düşünebilirsiniz.

Pahalı fiyatları ve yağışlı havasına rağmen Bergen, Unesco Dünya Mirası listesindeki sevimli Bryggen evleri ve harika manzaralı dağları ile mutlaka görülmeli bir şehir. Gelin biz Bergen’i nasıl gezdik anlatayım…

Bergen’e Nasıl Gidilir?

Kötü haber: Bergen’e ülkemizden direkt uçuş bulunmuyor. İyi haber: Bergen’e gitmek için İskandinavya’nın bir başka şehrini başlangıç olarak kabul etmelisiniz. Böylece en az 2 güzel şehir görmek garantileniyor.

Biz Danimarka’dan uçakla ulaştık Bergen’e. Norveç fiyortları içerikli bir gezi planlamıştım ve başlangıç noktamızı Kopenhag olarak belirlemiştim, çünkü İzmir’den direkt uçuş bulmuştum. Kopenhag gezi rehberine ihtiyaç duyarsanız bu linkte

Genelde biz Türkler için Bergen’e gitmenin en yaygın yolu Norveç’in başkenti Oslo üzerinden. Oslo’dan Bergen’e uçakla, arabayla, otobüsle veya trenle ulaşabilirsiniz. Tabii ki en muhteşem manzaralar için tavsiyem tren. Bu rota ile ilgili özel bir “Norveç fiyortları nasıl gezilir” yazısı hazırlayacağım.

Tren yolculuğundan küçük bir ipucu

Bergen, fiyortları gezen cruise gemilerinin de mutlak uğrak noktası olduğu için kendinizi lüks bir gemi ile Bergen’e ulaşmış bulabilirsiniz.

Bergen Havalimanı’ndan şehir merkezine ulaşım

Biz Bergen havalimanına gece geç saatte ulaştığımız için “Airport bus” kullandık. Gece yarılarında bile belli saatlerde otobüs var.

Fiyatlar bize “Norveç’e hoş geldiniz” der nitelikteydi. Kişi başı 11 euro vermiş olduk. Yolculuk yarım saat sürüyor ve sizi tren istasyonu veya Bryggen – Fish Market civarlarında indirebiliyorlar. Duraklar ve daha fazla bilgi için buraya tık tık 

Bu otobüse binerken biletinizi ister biletmatikten alabilirsiniz, isterseniz de küçük bir farkla ödemeyi şoföre yapabilirsiniz. Biz airport bus beklerken aylardan haziran olmasına rağmen gece yarısı buzz gibi bir hava vardı. Ben bebeğim olduğu için izin alıp otobüse ilk binenlerden oldum. Benden sonra binenlerden birisinin kredi kartı çalışmadı ve şoför de sabırla defalarca deneme yaptı. Bu esnada sıra bekleyenler dışarıda epey beklediler ve üşüdüler. Kimseden bir çıt çıkmadı. Bu şaşkınlığımı unutmamak için burada da paylaşmak istedim, nasıl olurdu da insanlar “Hadi kardeşim seni mi bekleyeceğiz bu soğukta” diye kavga çıkarmazlardı? Sanırım bu da medeniyetin bir parçası olmalıydı…

Bergen içi ulaşım

Bergen’de şehir merkezi çok küçük, o yüzden her yeri yürüyerek gezebilirsiniz. Yine de merkezi bir konaklama seçmediyseniz kullanabileceğiniz şehir içi otobüsler var. Taksi opsiyonu her zaman mevcut ama Norveç pahalılığını unutmamak lazım.

“Tourist Information” balık pazarının hemen yanında cam bir binada hizmet veriyor. Gerekli bilgileri oradan da alabilirsiniz.

Bergen’de Konaklama

Norveç’te konaklama gerçekten pahalı. Bryggen yakınlarında kesenize uygun bir konaklama yeri bulursanız tadından yenmez.

Aslında hedef sadece Bergen’i görmekse bu şehirde konaklamak çok da şart değil. Bergen günübirlik gezilebilecek bir şehir. Ama buradan başka yerlere geçmeyi planlıyorsanız gece konaklaması da zevkli bir yer, üstelik Norveç’in diğer ıssız köylerine kıyasla konaklama seçenekleri epey fazla.

Biz bebekle seyahat ettiğimiz için ve ona yaptırmazsam vicdan azabı çekeceğim “yumurtalı kahvaltı” için bu tatilimizde hep ev tipi yerlerde konakladık.  Airbnb’de görüp manzarasına vurulduğum, merkeze yürüyerek 20 dakikada ulaşılmasını hiç takmadan tuttuğum evimizin linkine buradan ulaşabilirsiniz…

Bergen’deki airbnb evimizden manzara

Bergen’deki airbnb evimizden manzara

Bu ev, Floyen tepesine yakın konumdaydı ve ev sahibi çatı katını misafirlere açmıştı. Evin mutfağını ve banyosunu ev sahibi ile paylaşıyordunuz ama biz bu durumu çok önemsemedik. Zira manzara her şeyi affettiriyordu.

Bu da gece manzaramız

Biz eve hep yürüyerek ulaştık ama yokuş çıkmak zor gelirse otobüs de var. Eve yürüyerek gidip gelmenin bir avantajı da yoldaki güzel evleri görüp Bergen’in şehir dokusunu daha iyi anlamak oldu bizim için.

Bergen’de evler

Bergen’de Gezilecek Yerler

Bir liman kenti olan Bergen’de doğal olarak gezilecek yerler de limanın çevresinde konuçlanmış.

Bryggen Evleri

Önünde poz vermeden, aralarında dolaşıp gezmeden dönmemeniz gereken yapılar Bryggen Evleri… Burası birçok yangından kurtulmuş ama eski özelliğini hiç kaybetmemiş.

Bryggen evleri rengarenk

12.-13. yüzyıllarda kuzey Avrupa’da büyük güç sahibi olan Hansa Ticaret Birliği’nin simgesi olarak anılıyor Bryggen evleri. Evlerden biri de Hansa Ticaret Birliği müzesi olarak ziyarete açık.

Evlerin arasında gezmeli

Bryggen Müzesi de bölgeye ait arkeolojik kalıntıları ve döneme ait ticari objeleri görebileceğiniz biz müze. Hava yağmurluysa neden olmasın diyorum 🙂 Bizim gibi güneşli bir güne denk geldiyseniz şanslısınız ve yürümeye devam…

Güneşli havanın tadını çıkaranlar…

Kıyı şeridinden devam ederseniz karakteristik evlerin süslediği sokaklardan geçeceksiniz ve Bergen’in meşhur balık pazarına ulaşacaksınız.

Bergen sokakları… Ahşap beyaz bina ilginç bir Mac Donalds şubesi

Bergen’de bir meydan

Balık pazarı (Fisketorget)

Liman kenarındaki Balık pazarı (fisketorget) gerçekten gezmesi çok keyifli bir nokta. Burada somondan balina etine kadar farklı balık türleri ve deniz ürünleri satılıyor ve pişiriliyor. Kendinize bir tabak hazırlatıp pazardaki masalarda yemek çok popüler.


Hemen arkamdaki kırmızı tenteli yer balık pazarı

Aşağıdaki gibi bir tabak ve yanına alacağınız içecek maalesef kişibaşı 25 euro civarı, epey pahalı. Bu fiyata Avrupa’da lüks bir restoranda leziz yemekler yenilebilir. Ama bu mis kokulara karşı koymak kolay değildi, Bergen’e gelmişken ve hava da güzelken bu keyfi yaşamak istedik ve balık pazarında bir öğlen yemeği yedik.

Balık pazarında bir öğün

Torgallmenningen Square

Fish Market’e yakın konumdaki Torgallmenningen meydanı aslında yayalara açık bir alışveriş sokağı olarak tanımlanabilir. Bergen’in en canlı sokaklarından biriydi burası.

Torgallmanningen Meydanı

Torgallmenningen’e bağlanan Starvhusgaten caddesinden yeşil bir parka ve Lille Lungegardsvannet Gölü‘ne bağlanabilir, göl kenarında keyif yapabilirsiniz. Gölün kenarındaki binalar hep sanat müzeleri. KODE isimli bu müzeler kompleksindeki sergilere göz atabilirsiniz.

Lille Lungegardsvannet Gölü

Ve etrafındaki müzelerden biri

Bergen merkezde bizim gezdiğimiz yerler bu kadar.

Çocukla geziyorsanız  Bergen Aquarium ve Vilvite Science Center (bilim merkezi) ziyaret edilebilir. Bizimki daha küçüktü, yeltenmedik.

Bergen’e gelmişken bu güzel şehre bir de tepeden bakmak lazım. Bergen manzarası izleyebileceğiniz turistik aktivitelerle dolu 2 tane tepe var: Mount Floyen ve Mount Ulriken.

Mount Floyen

İlk seçenek Mount Floyen. Bu ulaşım kolaylığı ve ucuzluğu açısından daha çok tercih edilen tepe. Biz de buraya çıktık.

Floyen Tepesindeyiz

Mount Floyen’e çıkış şehir merkezindeki Floibanen levhası ile gösterilen füniküler ile yapılıyor. Yukarı çıkış tek yön 45 NOK, yani 4.8 euro gibi. Benim tavsiyem tek çıkış yönüne bilet alıp yukarıda vakit geçirdikten sonra orman içindeki yoldan yürüyerek inmek. Bu yürüyüş 45 dakika kadar sürebilir.

Mount Floyen tepesine biz akşamüstü çıktık fakat güneş çok tepede, manzara çok parlaktı. Daha mavi bir görüntü için sabah saatlerini tercih edebilirsiniz.

Floyen’de manzara. Sabahları daha iyi olabileceğini düşünüyorum

Tepede manzaranın keyfini çıkardıktan sonra ormanlık alanda piknik yapabilir; kano, zipline gibi heyecanlı aktivitelere katılabilir; çocuk parkında vakit geçirebilirsiniz.

Mount Floyen ile ayrıntılı bilgi almak ve füniküler saatlerini kontrol etmek için bu siteyi ziyaret edebilirsiniz.

Mount Ulriken

İkinci seçenek olan Mount Ulriken daha heyecanlı görünmesine rağmen daha geniş zaman isteyen, zahmetli ve pahalı bir aktivite. İlk önce Tourist information’a yakın bir noktadan kalkan Ulriken Express isimli otobüsle Ulriken tepesine çıkan teleferiğe ulaşıyorsunuz ve sizi dağa çıkaracak olan bu teleferiğe biniyorsunuz. Teleferik ve otobüs bileti çift yön 270 NOK.

Mount Ulriken manzara görseli Google’dan

Ulriken express otobüsü yerine toplu taşıma kullanmak veya kiralamış olduğunuz bir araba varsa onunla teleferiğe ulaşmak maliyeti azaltacaktır. Floyen’de de önerdiğim gibi teleferiğe tek çıkış yönünde bilet alıp dönüşü yürüyerek yapmak da zevkli oluyormuş.

Mount Ulriken tepesinde de yeme içme noktaları ve zipline gibi aktivitler var. Güzel manzaralı Skraperen isimli restoranında yemek yemeyi düşünebilirsiniz.

Kış aylarında hava muhalefetinden dolayı teleferik ve restoran kapalı olabiliyormuş. Gitmeden önce bu linki kontrol etmeyi unutmayın.

Şimdiye kadar anlattıklarımı 1 günde rahatlıkla yapabilirsiniz. Hatta upuzun bir yaz günü ise boş zaman arttırıp sokaklarda averece dolaşıp gördüğünüz bir parkta vakit geçirebilirsiniz. Böyle bir şey yapmak isterseniz Bryggen evlerinin arkasındaki yokuşlarda gezinebilirsiniz.

Bergen Sokakları

Bergen’de 2. bir gün geçirmek istiyorsanız Tourist Information merkezine gidip günübirlik bir tur satın alabilirsiniz. “Fiyort turu” adı altında geçen bu turların kapsamları çok farklı olabiliyor. 2-3 saatlik tekne turları olduğu gibi tüm günü kapsayacak Hardangerfjord turu da seçilebilir.

Ama benim önerim mümkünse kendi imkanlarınızla Oslo ile Bergen arasındaki Flam kasabasına uğrayıp buradaki aktiviteleri yaparak Unesco Dunya Mirasındaki Naeroyfjord’u görmek. Bergen’den Oslo’ya ulaşımı sağlayan (veya tam tersi), Flam’deki efsane Flamsbana treninini de içine alan “Norway in nutshell” turu da 1 gün içinde yapabileceğiniz bir tur. Hava şartları çok kötü değilse bu turu yaptığınız günün hayatınızın en güzel günlerinden biri olacağını garanti edebilirim.

Bergen’de Yeme İçme

Norveç’e gelmişken somon veya daha başka balıklardan yemeden dönmek olmaz. Biz bu hakkımızı balık pazarında kullandık ama daha uygun fiyatlı ve lezzetli yerler de olabilir.

Sonraki öğünümüzü ise güzel bir havaya denk gelmenin şerefine parkta yedik 🙂 Menüde ise bütçe dengelemek adına 7-eleven marketlerinden aldığımız sandiviç vardı.

Zaman: gece 10, Mekan: Bergen’de bir park, Menü: Marketten alınmış sandiviç 

Eğer sizin için para değil keyif önemliyse veya Norveç standartlarında harcayabilecek kadar kazanıyorsanız önerim: Cornelius Seafood restaurant. Bergen limanından tekne ile ulaşılan bu restoranı ben gerçekten çok merak ettim. Belki ileride kısmet olur ne diyelim…

Norveç’te yeme içme maalesef çok pahalı, o yüzden yanınızda bilumum konserve çeşitleri götürmek ve bu şekilde öğün geçiştirmek akıllıca olacaktır.

Ama fırsat bulursanız da kurutulmuş etlerden, tütsülenmiş somonlardan, balina sucuklarından mutlaka deneyin.

Bergen’de Alışveriş

Bergen’de alışveriş mi? Çok mümkün görünmese de birkaç öneride bulunayım:

Norveç’in simgesi Troll figürlü bir şeyler, kalın kazaklar (çok pahalı), geyik derisi aksesuarlar hatıra olarak alınabilir.

Norveç’ten Troll almadım ama bir fotoğraf çekilmeden de olmazdı

Bergen’den sonra nereye gidelim diye düşünüyorsanız biz buradan araba kiralayıp kuzeye, Alesund’a doğru Unesco Dünya mirasındaki en güzel fiyortların peşinden gittik, buzullara yürüdük.

En güzel fiyortların izindeyiz…

Ama siz formunuza güveniyorsanız biraz güneydoğuya gidip Trolltunga’ya tırmanabilirsiniz. Buraya tırmanmanın size göre olmadığını düşünüyorsanız daha kolay bir rota olan Pulpit rock’a çıkabilir, Stavanger’in keyifli sokaklarında gezebilirsiniz.

Norveç’in en meşhur noktalarından Trolltunga manzarası Google’dan

Burası da meşhur Pulpit Rock, görseli yine Google’dan aldım

Diğer bir Norveç ünlüsü Geiranger Fiyordu’nun fotoğrafı ise bizzat kendi makinemizden 😉

Norveç’te izlediğimiz fiyort rotası ve gezdiğimiz diğer yerler için bir sonraki yazımı beklemede kalın. Yazılarımdan haberdar olmak için siteye e posta adresinizle kayıt olabilir, Facebook sayfamı beğenebilir veya beni Instagram’dan takip edebilirsiniz. 

Yeşille kalın 😉

İlgili Yazılar
Yorum ( 2 )
  1. Milesfordreams
    2 Kasım 2017 at 19:32
    Cevapla

    Yine super aydinlatici bir yazi olmus. 👏🏻👏🏻

    • Melike Kutlay
      2 Kasım 2017 at 21:40

      Teşekkürler canım böyle düşünmene sevindim 🙂

Yazımı nasıl buldunuz? Yorumları alayım :)