Çift Dille Çocuk Yetiştirme Tecrübemiz

Çift Dille Çocuk Yetiştirme Tecrübemiz

Çocuğunuzun İngilizce’yi anadili gibi konuşmasını ister misiniz? Biz istedik. Bu yüzden de eşim Olgun kızımız Ekin doğduğundan beri evde İngilizce konuşuyor.

Bu bizim çocuk sahibi olmadan önce sağdan soldan duyup, “acaba uygulayabilir miyiz” diye düşünüp hayata geçirdiğimiz bir fikirdi ve Ekin’in 3 yaşına yaklaştığı şu günlerde rahatlıkla söyleyebilirim ki evet, biz başardık! Motivasyon ve azim dolu bu hikayenin mimarı da eşim.

Tecrübemizi blogda da paylaşmaya karar verdik; çünkü kendine güvenip yapabilecek seviyede olan anne baba adaylarına yol göstermek, cesaret vermek bizi çok mutlu edecek.

Siz de yabancı kaynaklardan araştırırsanız göreceksiniz ki çocuğunuzu çift dilli yetiştirmenin çeşitli yolları var ama çoğu kaynağın önerdiği yöntem 1 ebeveyn 1 dil. Yani anne bir dili, baba başka dili konuşacak ve devamlılık sağlanacak.

Bilimsel araştırmalarda şu sıklıkla söyleniyor ki bebekler dil öğrenme konusunda birer dahi! 11. aydan itibaren dilleri ayırt etmeye başlıyorlar ve aynı anda birkaç dil birden de öğrenebiliyorlar. Siz de sanki bir yabancıyla evliymiş gibi evde farklı bir dil konuşmayı düşünebilirsiniz ve yeterince azimliyseniz bunu sürdürebilirsiniz. Böylece çocuklarınız sizin konuştuğunuz dilleri ana dili gibi edinir.

Bizde de ben Türkçe’yi, babamız Olgun İngilizce’yi seçti. Sebebi tabii ki onun İngilizce’de kendini daha rahat hissetmesi.

Bu noktada annenin İngilizce konuşması çocuk için daha etkili olabilirdi (klasik bir ailede anne ile çocuk daha fazla vakit geçirdiği için) ama anne – çocuk arasındaki güven bağının oluşmasında dil bariyeri olmamalı diye düşünüyorum. Yani öğretilecek dilde anne kendini çok yeterli hissetmiyorsa çocukla %100 yabancı dil konuşması biraz sakıncalı olabilir.

Bir ebeveynin çocuğuyla yarı Türkçe yarı İngilizce konuşmasının; bazen de aynı şeyin hem Türkçe’sini hem de İngilizce’sini söylemesinin sakıncalı olduğunu anlatan yazılar var ama ben bu konuda fazla yorum yapmak istemiyorum. Okuyup araştırılmalı. Biz, bize doğru gelen uygulamayı, yani 1 kişinin SÜREKLİ aynı dilde konuştuğu yöntemi uyguladık.

Bu yöntemi bakıcılarla da uygulamak mümkün. Gelir düzeyi yüksek aileler Filipinli bakıcı tutarak evde İngilizce konuşulmasını sağlıyorlar. Ama bunun maliyeti epey yüksek, bahsedilen bakıcılar dolarla maaş alıyorlar.

Biz ilk etapta çocuğumuzu Türk bakıcımızın şefkatli kollarına emanet edip İngilizce meselesini kendimiz halletmeye karar verdik. Daha doğrusu eşim halledebileceğine inandı, bakıcımızdan da memnun olduğumuz için yabancı bakıcı arayışına hiç girmedik.

Neden Yaptık, Neden Yapmadık?

Eski takipçilerim bilirler, biz 2 kızımızı da Amerika’da dünyaya getirdik. Amerika’da doğum maceramız bu linkte. Şu an ikisi de hem Türk hem de Amerikan vatandaşı. İlk olarak da bu yüzden İngilizce’yi ana dil gibi öğrenmelerini, dili içselleştirmelerini istedik.

Amerikalılık durumu olmasaydı yine de çocuklarımızın İngilizcesinin çok iyi olmasını istiyor olurduk elbet. Günümüzde çok akıcı bir İngilizceye sahip olmak, 2-3 farklı dili çat pat konuşabiliyor olmaktan çok daha kıymetli.

İleride nasıl olur bilmiyoruz ama şimdilik İngilizce dünyaya açılan bir kapı. Olgun şu an İngilizcesi sayesinde Söke’de yaşadığı halde İsviçreli bir firmada çalışabiliyor. Gelecekte dil bilmek çok önemli bir meziyet olmaktan çıkacak dahi olsa, biz şu anki koşullara göre kendimize doğru gelen stratejiyi uyguluyoruz; yani çocuğumuzun en iyi şekilde İngilizce konuşmasını istiyoruz.

Biz bu uygulamayı yabancı hayranlığımızdan ötürü yapmadık; zira kendi dilimizi yani Türkçe’yi de çok seviyor, en iyi şekilde kullanmaya çalışıyoruz. Ama İngilizce’nin diğer tüm dünya dillerinden üstünlüğü tartışılmaz. İnternette bir bilgiyi İngilizce olarak aradığınızda karşınıza çıkacak kaynak sayısı ile Türkçe arama yaptığınızda çıkacak kaynak sayısı ve niteliği farklı olacaktır. Türkçe’nin yanısıra İngilizce videolar, belgeseller, programlar izleyen çocuğun daha geniş bir vizyona sahip olacağı aşikar.

Bunun yanında biz bu uygulamayı çocuğumuzu bir “proje” olarak görüp, onu maksimum donanımla yetiştirme amacıyla da yapmadık. Aksine oyun çağında kurstan kursa koşan çocuklara üzüldüğümüz için bazı önemli şeyleri (İngilizce gibi) hayatın akışında öğrensin istedik.

Çift dilli çocukların beyin gelişimi için söylenen olumlu sözler de bizi pozitif yönde etkiledi.

Başka bir açıdan bakarsak da abartılacak mesele değil, ülkemizin birçok yerinde zaten çocuklar çift ana dilli yetişiyor. Özellikle doğuda Türkçe ve Kürtçe, hatta Arapça aynı anda öğreniliyor.

Süreç Nasıl İşledi? Bizim Hikayemiz:

Öncelikle karar verdik.

Olgun Ekin’e hitaben %100 İngilizce konuşmaya başladı ama bana hitaben Türkçe ağırlıklıydı. Babaannelerin dedelerin yanında da mecburen Türkçe konuşuyordu.

Süreç, gerçekten sabır ve motivasyon istiyor. Çünkü ilk 1 yıl Olgun kendini zorlayarak İngilizce’de sabit kalsa da karşıdan bir tepki almıyordu. 1 yaşa doğru Ekin’in onu anladığına kanaat getirip biraz rahatladık ama yine de tatmin edici sonuçlar almamız daha uzun zaman aldı.

2 dilli çocuklar için geç konuşur diyorlar ama biz Ekin’de bunu yaşamadık. Her şey normal ilerledi: 1 yaşında tek tük kelimeleri vardı, 18 aylıkken de 2-3 kelimelik cümleler kurabiliyordu. 2 yaşında ise gayet güzel konuşuyordu. Tabii bu konuşmaların hepsi Türkçe olarak gerçekleşiyordu 🙂

Ekin’in gün içinde en çok gördüğü kişiler bakıcısı ve bendim. İkimiz de Türkçe konuştuğumuz için tabii ki Ekin’in ilk kelimeleri Türkçe oldu. Hatta Türkçe’de şakır şakır cümle kurarken İngilizce’de her şeyi anlıyor fakat babasına da Türkçe cevap vermeyi tercih ediyordu, bazen de İngilizce tek kelimelik cevaplar veriyordu. Taa ki biz 2. doğum için Amerika’ya gidene kadar.

Ekin 2 yaş 2 aylıkken biz 2. kızımızın doğumu için 2 aylığına Amerika’ya gittik. Burası Ekin’in İngilizcesi için kırılma noktası oldu. Sebebi de aslında mekan olarak Amerika’da bulunması değil, babasıyla 24 saat birlikte zaman geçirmesiydi. Bu kırılma noktası sizin için de ailecek çıktığınız uzun bir tatil olabilir. Amerika günlerimizde ben de onlara katılıp evde İngilizce konuştuğumda Ekin Türkçe’yi bırakıp her şeyi İngilizce anlatmaya başladı.

Amerika’ya gitmenin şöyle bir artısı da oldu, bu dili sadece babasının kullanmadığını gördü. Baktı ki kanlı canlı başkaları da bu dili konuşuyor.

Zaten Türkiye’de de İngilizce’yi sadece babasının ve çizgi filmlerin konuştuğu bir dil sanmasın diye mümkün olduğunca yabancı arkadaşlarla bir araya gelip ona bu hissi yaşatmaya çalışıyorduk.

Şu an 3 yaşında ve rahatlıkla İngilizce çizgi film takip edebiliyor, İngilizce her şeyi anlıyor ve babasına hitaben direkt İngilizce konuşuyor. Artık okula da başladı ve okulda başlarında 2 öğretmen var; birisi sırf İngilizce konuşuyor. Dolayısıyla İngilizceye maruziyeti arttı. Yaşına göre çok çok iyi durumda diyebilirim.

Hiç kafası karışmadı mı? derseniz, bence pek de karışmadı. Tabii ki bazen Türkçe cümlelerin içine İngilizce serpiştirdiği oluyor, özellikle babasının kullandığı kelimelerde. Mesela Ekin’den şöyle bir cümle duyabilirsiniz: “Anne bu bebeği bath tub da yıkayabilir miyim?” Ekin’i evde babası yıkadığı için “küvet” kelimesinin İngilizcesi olan “buth tub” onda daha fazla yer etmiş. Ben de “tamam kızım küvette yıkayabiliriz bebeği” gibi bir cevap veriyorum. Zaman içinde de düzeliyor bu karmaşıklık.

Evde İngilizce Konuşmanın Zorlayıcı Noktaları Neler?

Evde anadilin olmayan bir dili konuşmak pek de rahat bir şey değil. İnsanoğlu da hep rahata meylettiği için bu uygulamayı sürdürmek gerçekten çok ama çok zor. Bu noktada her zaman yaptığım gibi eşim Olgun’u aşırı takdir ediyorum.

Özellikle çocuğu acilen uyarman gereken durumlarda, “dur yapma etme” derken, telaş halinde ana dilin dışında bir dilde kalmak çok zor.

Yine bazı duygu durumlarında, sevgini belli ederken, agucuk yaparken, “tontişim, canımın içi” gibi şeyler söylemek varken İngilizce sevmek çok içten olmayacakmış gibi geliyor. Ama zamanla bunlara da çözüm bulunuyor, bazı sıfatları Türkçe kullanarak sevgi gösterisi yapılabiliyor.

Okullarda İngilizce’den en yüksek notu almış olsan da bazı günlük hayat terimlerini bilemeyebiliyorsun. Olgun Amerika’daki yüksek lisansı esnasında bir Amerikalı ile aynı evi paylaştığı için kendini İngilizce’de çok geliştirmişti ama bebeğin sümüğünün akması, çiş yapmanın kibarcası, bıcı bıcı yapmak gibi terimleri hayatında hiç kullanmamıştı. Bunlar için ekstra çalışmalar yapmak gerekiyor.

Bizim gibi küçük yerde yaşayan bir aile için olayın diğer boyutu da çevredeki insanların “bu adam neden İngilizce konuşuyor, özenti mi bunlar” bakış açısı oldu. İlk başlarda bu şekil düşünebilecek potansiyelde insanların yanında Olgun sus pus oluyordu. Ama sonradan aştık, en azından Ekin’in de ona cevap verebiliyor olması olayı biraz daha normale döndürdü 😊

İngilizcem Yeterince İyi mi? Ya Hata Yaparsam?

Birçok kişi bu noktaya takılacaktır. Bence illa ki biraz dil hakimiyeti istiyor. Dile hakim olsanız bile devamlı İngilizce konuşmak zor, hele de çat pat konuşan birisi için iyice zor.

Ama mükemmel bir İngiliz aksanı veya Amerikan aksanı çok da şart değil.

İngilizce geliştirilebilecek bir şey. Eğer yanlış kullandığınız deyimleri ve yanlış telaffuz ettiğiniz kelimeleri tespit edebilecek farkındalık seviyesindeyseniz başlayın.

Çocuğum Kaç Yaşında Olmalı?

Biz konunun uzmanı değiliz ama okuduklarımızdan ve yaşadıklarımızdan yola çıkarak söyleyebilirim ki doğal olması için mümkün olduğunca erken başlamalı dil eğitimine. Araştırmalar 9-10 aylıktan itibaren 3 yaşa kadar dil öğrenme yeteneğinin had safhada olduğunu söylüyor.

3 yaşından sonra ise çocuğun bilinç seviyesi arttığı için sizin onunla anlamadığı bir dilden konuşmanız çocuğu kızdırabilir. Belki bu yaştan sonra yarı Türkçe yarı İngilizce konuşmanız çocuğun kelime haznesine katkıda bulunabilir ama anadil gibi bir dil edinimi gerçekleşmeyebilir…

Çocuğu ile İngilizce konuşmak İsteyen Ebeveynlere Tavsiyeler

Bu kısımda Olgun’a bağlanıyoruz, tavsiyeleri bizzat kendisi yazdı.

Öncelikle belirtelim, tüm tavsiyeler ikinci dilin İngilizce olduğu durum için verilmiştir, kendinize göre çok dilli durumlara ya da diğer dillere uygulayabilirsiniz.

• Öncelikle başlamak, başarmanın yarısıdır, böyle bir düşünceniz varsa başlayın.

• Diğer her işte olduğu gibi bu konuda da motivasyon çok önemli, sizi motive edecek
şeyler bulun. Örneğin:
◦ Çift dilli çocuk yetiştiren diğer ailelerle görüşmek
◦ Bunu sadece çocuk için değil kendiniz için de yaptığınızı düşünmek (bu uygulamaya
başladıktan sonra kendi İngilizce seviyenizde ilerleme göreceksiniz)

• Çift dilli (bilingual) ya da çok dilli (multilingual) çocuk yetiştirmenin birçok seviyesi var,
size uygun olanı seçebilirsiniz
1 Ebeveyn 1 Dil: Bizim uyguladığımız şekil. Anne, çocukla tamamen tek bir dil
konuşurken baba çocukla tamamen diğer dili konuşuyor
Belli bir yerde ikinci dil: Bu uygulamada seçtiğiniz bir yerde (örneğin evde, evin içinde)
çocukla tamamen İngilizce konuşulabilir.
Belli bir zamanda ikinci dil: Bu uygulamada sadece haftasonları, sadece haftaiçi,
sadece akşamları, … gibi seçtiğiniz zamanda İngilizce konuşulabilir

• Başkalarının yargılamasını önemsemeyin. Kendi anne-babanızdan, arkadaşlarınızdan
ya da yaşlı komşularınızdan yargılayıcı şeyler duyabilirsiniz, önemsemeyin

• Bu karara bağlı kalmak ve devamlılık, bu işin etkinliğini arttıran şeyler. Kararınıza bağlı
kalıp uzun süre devam ettirirseniz sonuçları mutlaka görürsünüz. Bu tür şeyler 1 gecede,
1 haftada hatta 1 ayda olmuyor. Sabır ve istikrar önemli…

• Kendinizi geliştirebileceğiniz kaynaklar bulabilirsiniz
◦ İngilizce dizi ya da film izliyorsanız mutlaka altyazılı, hatta ileri seviyede altyazısız
izlemeye çalışın
◦ Genelde bize okulda ya da kurslarda öğretilen İngilizce, teknik ya da resmi İngilizce
olduğu için çocukla konuşmaya, özellikle çocuğun ilk yıllarında, çok müsait değil. O
nedenle internette çocuklar için İngilizce videolar, şarkılar, ninniler bulup
öğrenebilirsiniz
◦ Bunun yanında çocukla genelde evde vakit geçireceğiniz için günlük yaşam İngilizcesi
öğrenebileceğiniz kaynaklar edinebilirsiniz. Ben aşağıdaki kaynaklardan yararlandım, özellikle podcastleri çok faydalı buldum.
▪ Conan O’Brien Show: https://www.youtube.com/user/teamcoco?app=desktop
▪ Rachel’s English: https://www.youtube.com/user/rachelsenglish
▪ Super Simple Songs: https://www.youtube.com/user/SuperSimpleSongs
▪ Podcasts:
• Stuff You Should Know: https://www.stuffyoushouldknow.com/
• This American Life: https://www.thisamericanlife.org/
• The Truth: http://www.thetruthpodcast.com/
◦ Cep telefonunuza mutlaka bir İngilizce-Türkçe sözlük indirin, ne zaman lazım olacağı
belli olmaz. Takıldığınız yerde hemen açıp bakın, ertelemeyin.

• Gramer hatalarınızı fark etmeye çalışın, ama çok dert etmeyin. Ben özellikle bu işe
başladıktan sonra, aslında Türkçe’de de dil bilgisi hatası yaptığımı farkettim. Yani bazen
anadilimizde bile konuşurken bariz hatalar yapabiliyoruz ama konuşmanın içinde eriyip
gidiyor. İngilizce’de de konuşma esnasında ufak hatalar olabilir, moral bozmayın

• Çocuğunuzla rahat ettiğiniz ölçüde İngilizce konuşun, sevgi, öfke, telaş, panik gibi
anlarda İngilizce konuşmak doğal ya da rahat gelmiyorsa çocuğa yanlış mesaj vermemek
için Türkçe’ye geçilebilir, ama bence en iyisi her an, her yerde, her koşulda İngilizce’yi
devam ettirebilmek, bu da motivasyon ve adanmışlık gerektiriyor. Biraz sabır işi yani…

• Bu iş yapılabilir ve çocuk için çok faydalı olduğunu unutmayın. Aşağıdaki videolara bir
göz atın, özellikle ilk ikisi mutlaka izlenmeli:

https://www.ted.com/talks/mia_nacamulli_the_benefits_of_a_bilingual_brain?
language=en#t-26119 (Türkçe altyazı seçeneği var)

https://www.ted.com/talks/patricia_kuhl_the_linguistic_genius_of_babies (Türkçe
altyazı seçeneği var) Bu videoda özellikle bebekle İngilizce konuşmanın, çocuğa
İngilizce video izletme ya da dinletme arasındaki fark açıklanmış. Kısaca: çocuğunuza İngilizce video izleterek İngilizce öğretemezsiniz, çocuklar anadili ya da yabancı dili
karşılarında bir insan olunca öğreniyorlar.

https://www.youtube.com/watch?v=Bp2Fvkt-TRM

https://www.youtube.com/watch?v=1hYpvzKJV8E

Sonuç

Biz hep İngilizceden bahsettik ama bu yöntemler başka dillerle de uygulanabilir. Almanca bilen ebeveyn Almanca konuşur, diğeri İngilizce, bir de Türkçe konuşan bakıcı bulunur… Varyasyonlar çoğaltılabilir ve aynı anda 3 dil bile öğretilebilir.

Ekin’in nasıl İngilizce konuştuğuna dair birkaç videoyu Instagram’ın IgTv uygulamasına yükledim. Benim Instagram profilime gidip IGTV sekmesine basarak videoları görebilirsiniz. Ekin’in Türkçesi tabii ki çok çok daha iyi ve biz Türkiye’de yaşadıkça bu böyle olacak, ama şimdilik yaptığımız fedakarlığın karşılığını alıyor olmaktan memnunuz. Kardeşi için de aynı uygulamayı sürdüreceğiz, zaten bundan sonrası çok daha kolay.

Çocuğunuza İngilizce öğretecek bilgi ve sabır sizde yoksa bile üzülmeyin. Artık İngilizce eğitimi okullarda çok küçük yaştan başlıyor ve her halukarda çocuklarımız bizden daha iyi öğreneceklerdir diye düşünüyorum. Bir de Nil Karaibrahimgil’in yazısında bir şey okumuştum ve çok hoşuma gitmişti. Diyordu ki: Çocuğunuzun aslında hangi dili konuştuğu değil, konuşunca ne söylediği önemli.  Hatta yazının sadece bu cümlesini değil, tamamını çok sevdim; hepimize ders olsun diye de buraya linkini koyuyorum.

Çocuklarımızın mutlu ve sağlıklı cümleler kurduğu günler dilerim.

Son Yazılar
Yorum ( 2 )
  1. TUBA SARI SAĞLAM
    13 Kasım 2018 at 11:09
    Cevapla

    Sevgili Melike ve Olgun,
    İdolümsünüz 🙂 Gerçekten sizi çok takdir ediyor ve saygı duyuyorum.
    Umarım bende çocuğum olduğunda tüm bunları başarabilirim. Her zamanki gibi bu faydalı yazınızı da bizimle paylaştığınız için çok teşekkür ederim.

  2. Burcu
    13 Kasım 2018 at 16:48
    Cevapla

    Selamlar Melike Hanım,
    Yazdığınız herşeyin altına imzamı atıyorum hakikaten:)
    Bizde kızımızı o şekilde büyütüyoruz. Parkta ve dışarda sosyalleşmesini kötü etkilememesi adına Arkadaşları yanında turkce De konuşuyorum. Su an 26 aylık ve iki dile de hakim. konuşmada kesinlikle gecikme olmadı , ki olsaydi da sonuca değer diye düşünüyorum. Ayrıca bol bol İngilizce kitap edindik özellikle sevdiği karakterleri içeren.hepsine bayılıyor ve kitapların da çok büyük yardımı oldu diyebilirim.
    Çevreye gelecek olursak, çoğunluk muhalefet olsa da destek verenler de çok oldu.. bakici arada sırada arıyor , biseyler diyor ama anlamıyorum diye..Şu bu ne demek diye diye ona da öğretiyoruz İngilizceyi:)

    Öpüyorum iki kızınızın da… görüşmek üzere .. Sevgiler..

Bir cevap bırakın