Bodrum’da Zeki Müren Temalı Bir Tatil

Bodrum’da Zeki Müren Temalı Bir Tatil

Ayağımın Tozuyla geleneğine aykırı bir tavırla eylül 2015’de yaptığımız tatili ancak yazıyorum. Bu bir otel tatili, o yüzden yazıp yazmamak konusunda kararsızdım. Ama otel tatiline ilgi duyan birçok okuyucumun da olabileceğini düşünerek yazmaya karar verdim. Üstelik benim bu hatıram da blogda yerini almış olur.

2015 kurban bayramı eylül ayına denk geliyordu ve 4,5 gün tatil imkanı sunuyordu. Nur topu gibi bir yurt dışı tatili yapılabilecekken ben 30 haftalık hamile olduğum için, o sıralar yoğun çalışıp sırt ağrıları çektiğim için, 3 hafta sonra da Amerika’ya gideceğim için fazla uzaklara gitmek istemedim.

Burnumuzun dibindeki Bodrum’a nedense çok sık gitmediğimizi farkedip rotayı oraya kaydırdım. Fakat eylülde, üstelik tatil zamanı Bodrum’un çok kalabalık olacağını düşündüm. Karnım burnumdayken restoran ve park yeri arayışları gözümde büyüdü. O yüzden her şey dahil bir otele kapağı atıp arada gezmeye dışarı gitmeye yönelik bir plan yaptım. Tabi son ana kadar “acaba Prag’a mı gitseydik” sorusu aklımdan çıkmadı.

Kurban Bayramında bizi ağırlayan talihli şehir Bodrum oldu!

Araştırmalarım sonucu da Voyage Bodrum Otel‘de karar kıldım. Sebepleri:

1- Voyage grubunun Bodrum’da birkaç oteli var (Voyage Türkbükü, Voyage Torba gibi), ama Voyage Bodrum oteli sadece 16 yaş üstü müşterileri kabul ediyor. Bundan sonra bolca maruz kalacağımız çocuk gürültüsünden uzak tatil yapma fikri hoşuma gitti.

2- Otelin konumu tam istediğim gibi bir tatil yapmama olanak tanıyordu. Bardakçı Koyu’nda Bodrum Kalesi’ne nazır bu otelin hemen yanından Bodrum merkeze “tekne taksiler” kalkıyordu. Kişi başı 6 lira vererek  (tek yön) bu hizmetten faydalanabiliyor, arabamızı oynatmadan Bodrum merkeze gidip, gezip, otele geri gelebiliyorduk.

3- Otel, akşamları canlı müzik eşliğinde bir eğlence sunuyordu. Saçma sapan animasyonlar veya disko müzikleri en son ihtiyacım olan şeydi.

Rezervasyonu ETS tur üzerinden yapmak en avantajlısıymış. Biz de öyle yaptık. Deniz manzaralı odamızı ayırtıp, “inşallah sıkılmayız” diyerek tatili beklemeye koyulduk.

Diğer Bodrum otelleri için: https://www.neredekal.com/bodrum-otelleri/

Ve 23 eylül 2015’de, Bodrum’da meydana gelen gelmiş geçmiş en büyük sel felaketinin hemen ertesi gününde Bodrum’a ulaştık. Söke’den yolumuz çok kısaydı, yine de zevk olsun diye Pınarcık köyünde mola verdik. Buranın raconu “odun ateşinde çay” eşliğinde gözleme yemek.

Bodrum’a giderken mola verebileceğiniz bir çok güzel nokta var. Benim blogda bahsettiklerimden örnek vermek gerekirse:

Söke’de çöpşiş yiyebilirsiniz mesela. Tık tık.

Söke’yi biraz geçince Gelebeç Butik Kafe‘de ova manzaralı bir mola verebilir, daha da ilerisinde Doğanbey köyünde Dilek Yarım Adası’nın havasını soluyabilirsiniz. O da olmadı, Bafa gölü kıyısında kahvaltı edip göl kenarındaki Kapıkırı köyünü ziyaret edebilirsiniz.

Voyage Bodrum Otel hakkındaki yorumlarıma geçelim:

Otelin konumu gayet iyiydi, Bodrum merkeze ulaşımı çok kolay.

Voyage Bodrum otelin bulunduğu Bardakçı Koyu

Aslında bu tür tatilleri kişileri yeni yerler görmekten alıkoyduğu için hiç sevmiyorum. Ama geldik bir kere, usülüne uyup yan gelip yatacağız!

Hizmet kalitesi yüksek bir tesisti. Müşteri memnuniyeti ön planda.

Otelin çeşitli yerlerinde saate özel ikramlar veriliyordu, yiyecek ve içecekler çok boldu. Tabii bu durumun getirdiği dezavantaj olarak da herkes gereğinden fazla yemek yiyor, yemek israfı yapılıyordu.

Otelin restoranından manzara

Bense formuna dikkat eden bir hamile olarak adeta otele kar ettirmek için orada bulunuyordum. “Ultra her şey dahil” otele para ödemiş klasik bir Türk gibi yemek ve içeceğe abanıp, alkolü sonuna kadar tüketen bir müşteri olamadım bu sefer… İçeceksiz geçen her dakika boşa giden para demekse, evet param boşa gitmiş olabilir.

Gurme bir yanım yok ama ben yediğim kadarıyla yemekleri beğendim.

Bir akşam yemeğimiz için ala carte restorandan yer ayırttık. Orada akordeon eşliğinde canlı müzik vardı ve çok hoş bir atmosferde yemek yemiş olduk.

Akşamları canlı müzik olması tam bana göreydi. Eşlik edebileceğimiz yerli-yabancı şarkılarla eğlendik, unuttuğumuz bazı şarkıları hatırladık, Zeki Müren’i bol bol andık. Bir gece Şehnaz Sam, bir gece Ata sahne aldı. Sinan Erkoç da haftanın belli bir günü otelde konser veriyordu.

Gündüzleri sahilde şezlonglarda uzandık, denize girdik, kitap okuduk. Fonda yine güzel müzikler çalıyordu.

Şezlongumdan manzara

Bardakçı koyunda deniz fena değildi, daha iyi olmasını umuyordum. Belki de fırtına ve sel sebebiyle bizim orada olduğumuz günler süper değildi. Yine de girdik, eğlendik. Kumsalı çok geniş değildi, ama Bodrum’da bu durum böyle sanırım. Denize kumsaldan veya iskeleden girebiliyordunuz. 

Böyle bir tatilin olmazsa olmazı bence kitap. Güzel bir kitabım olmasaydı bu tatil benim için sıkıcı geçebilirdi ve işte o zaman param boşa gitmiş gibi hissedebilirdim.

Odalar aşırı lüks olmamakla birlikte rahatlıkla 4-5 gün sıkılmadan kalabileceğiniz konfora sahip. Bizim odamızın denize bakan kocaman bir balkonu vardı.

Çocuk gürültüsü olmadığından mı bilmiyorum, çok sessiz ve huzurlu bir atmosferdi, otelden çok memnun kaldık. Belki ileriki yıllarda çoluk çocukla beraber yine böyle bir tatil yapma ihtiyacı duyarsam Voyage Torba veya Türkbükü otellerini tercih edebilirim.

Huzurdan bir kare

Bodrum tatilimizin nasıl oldu da Zeki Müren temalı bir tatile dönüştüğünü anlatayım şimdi de:

Biz Bodrum’a ulaştığımızda (arefe günü) bir gün önceki aşırı yağmurun etkisiyle puslu bir hava vardı. Bayramın birinci günü de bu durum devam etti. Baktık ki güneş bize yüzünü göstermiyor, biz de gidip “Sanat güneşini” bulmaya karar verdik. Yani Zeki Müren’in müze evini.

Puslu bir Bodrum gününde güneşi aramaya çıktık…

Zeki Müren’in müze evi için tekne taksiye atlayıp Bodrum merkeze ulaştık. Bu arada otelimizin bulunduğu Bardakçı Koyu‘na “Zeki Müren Koyu” da deniliyormuş, çünkü sanatçı sağlığında genelde buradan denize giriyormuş.

Bodrum sokaklarında yürürken havanın bozukluğuna dair hayal kırıklığımızı duruma uygun olarak “Hani kuşlar ağaçlar, bin bir renkli çiçekler?” diye sorarak dile getirmeyi ihmal etmedik.

Biz Zeki Müren sokaktaki müze eve ulaştığımızda evin önünde kocaman bir kamyonda lokma dökülüyor, girişte de yoğun bir kalabalık göze çarpıyordu. Neler olduğunu gişeye gidince anlayabildik: O gün (24 eylül) Zeki Müren’in ölüm yıl dönümüymüş ve müze evde mevlid okutuluyormuş. O esnada da giriş ücreti almıyorlarmış. Normalde müzeye giriş 5 lira, müze karta ücretsiz.

Bu mevlid organizasyonunu Türk Eğitim Vakfı ve Mehmetçik Vakfı düzenlemiş. Zaten Zeki Müren’in tüm mal varlığını bu vakıflara bağışladığını hatırlamış oluyoruz. Hiç hesapta yokken lokmasından yemeden de geçmiyoruz!

Hayatının son yıllarını Bodrum’da geçiren Zeki Müren’in evi, 2000 yılında müze olarak halka açılmış. Bahçesinde sanatçının dev bir  heykeli bulunan bu müze evde,  Zeki Müren’in sahne kostümleri, çizdiği desenleri, hayranlarından gelen mektupları, aldığı ödülleri ve özel eşyaları sergileniyor.

Zeki Müren’in evi aslına uygun olarak korunmuş, kullanmakta olduğu eşyalar aynen duruyordu. 90 lı yılların modasını yansıtan eşyalar bana pek bir nostaljik geldi.

Normal zamanda müzeyi gezerken fonda sanatçıya ait şarkılar çalıyormuş, biz gezerken dualar okunuyordu. Ama tatilimiz boyunca otelde sahne alan müzisyenler repertuarlarında Zeki Müren’e bolca yer verdiler. O yüzden bu tatilimizin fon müzikleri Zeki Müren’dendi.

Evinden ayrılırken Zeki Müren’in aykırı tarzından ve o zaman için toplumun onu olduğu gibi kabullenişinden dem vurduk. Sıradışı kişiliğini takdir ettik. Onun gibi kaliteli sanatçılara ihtiyacımız çok.

Diğer günlerde de Bodrum merkeze gelip yürüyüş yaptık. Bu tatilde Bodrum merkez yine kalabalıktı, ama beklediğim kadar değil. Çarşıda Suriyeli mülteciler göze çarpıyordu. Çarşı yine canlı, Bodrum her zamanki gibi güzeldi.

Kısacası bizim otel tatilimiz amacına fazlasıyla ulaştı, sıkılmadan dinlendik. Bitip giden tatilin ardından söylediğim şarkı yine Zeki Müren’den gelsin: “Gitme, sana muhtacım, gözümde nursun başımda tacım, muhtacım ”

Tatiller hiç bitmese…

İlgili Yazılar
Yorum ( 8 )
  1. ali dursun
    10 Şubat 2016 at 22:00
    Cevapla

    sevgili Melike hanim,\r\noncelikle dogumunuzu tebrik ediyor,bebeginize,size ve esinize saglikli,mutlu ve seyahatler dolu bir yasam diliyorum.\r\nyaziniz her zamankinden farkli bir tatil olmasi nedeniyle oldukca sade,lakin her zamanki gibi bilgilendirici ve aydinlatici nitelikte.sizi bu yonunuzle tekrar tebrik etmek isterim.\r\nben en son 80’li yillarda amerikadan gelip,bir kac gun bodrumda tatil yapmistim.o donemler cok kalabalik ve gurultuluydu.inanin geceleri uyuyamamak ve dinlenemeyip geri dondugumde yogun calisma hayati endiselendirmisti.bir daha o taraflarda tatil yapma olanagi bulamadim.\r\nsizlerin degisik yerler hakkindai izlerimlerinizi dikkatle takip ediyorum.ayrica kisaca gecmis aylarda yazistigimizi animsiyorum.\r\nben su siralarda amerika’nin guney eyaletlerini dolasiyorum ve florida’da tampa ve miami son duraklarim ,ardindan cesme…\r\nturkiyede yaz turizmine oranla kis turizmi oldukca yavan ve basarisiz diye dusunuyorum.ben dort kez turkiyenin degisik daglarinda kayak yapmaya geldim.oldukca guzel daglar ve kar kalitesi olmasina ragmen yeterli tesis ve veya hizmet eksikligi var gorusundeyim.dondugumde bu kez sarikamis’ta kayak yapmak istiyorum.oralar hakkinda bilginiz veya tavsiye edebileceginiz otel varmidir.\r\nsizlere daha onceleri belirtmistim,sayet amerikanin georgia,florida gibi guney eyaletlerine yolunuz duserse buradaki cevremizden gerektiginde yakinlik temin edebiliriz.\r\nsizlere ve esinize selam,yeni bebege hos geldin.(ismi neydi)\r\nmutlu,saglikli ve huzur icerisinde seyahatler dolu yasanti diliyorum.\r\nsaglicakla kalin\r\nali dursun

  2. canan
    10 Şubat 2016 at 22:00
    Cevapla

    Melikecim, yine öyle yazmışsın ki ben de bodrumdaydim sayende:)) Ankaradan sevgiler Ekine opucukler,Canan

  3. denizli günlük apart
    16 Şubat 2016 at 22:00
    Cevapla

    zeki müren denildiğinde akla ilk gelen yer kesinlikle bodrum, siz de bunun bilincinde olarak güzel bir tatil geçirmişsiniz. umarım bir gün benim de görmem mümkün olur 🙂

  4. melike Kutlay Cengiz
    18 Şubat 2016 at 22:00
    Cevapla

    Selamlar Ali Bey, güzel yorumunuz için teşekkürler. Kızımızın adı Ekin. Sarıkamış’ta kar kalitesinin iyi olduğunu duymuştum, en öne çıkan otel White Park gibi duruyor. Benim hiç kayak tecrübem yok maalesef. Kış turizmini pek beceremediğimize şaşırmadım, turizm potansiyelimizi hiç iyi kullanamıyoruz. Güzel bir tatil olur umarım. Florida tarafları bir daha Amerikaya gelirsem tercih edeceğim bölge olacak, size yazarım mutlaka. Sevgiler…

  5. tatil yeri
    1 Mayıs 2016 at 21:00
    Cevapla

    Bodrum’un koyları, plajları çok güzel ama bence en cazip tarafı havası. Birçok tatil yerinde sıcaktan bunalırken Bodrum’da hiç rahatsız olmuyorsunuz. Gece yatarken kılimaya ihtiyaç duymamak bence çok önemli bir artısı Bodrum’un.

  6. osman
    10 Ağustos 2016 at 21:00
    Cevapla

    haftaya bodruma gideceğim için araştırıken yazınızı gördüm. Öncelikle allah bebeğinize ve sizlere hayırlı uzun ömürler versin allah analı babalı büyütmeyi nasıp etsin. yazınızdan bir kaç not alarak yapılacaklar listeme ekledım 🙂 umarım benim tatılımde guzel olur

  7. osman
    23 Ağustos 2016 at 21:00
    Cevapla

    mERHABA DAHA ÖNCE YORUM YAPMIŞTIM VE BODRUM GEZİMİZİ TAMAMLADIK. ZEKİ MÜREN MÜZESİNİDE GEZEBİLME FIRSATINI BULDUK. BODRUMA YOL DÜŞENLERE TAVSİYE EDERİM

  8. OĞUZ AKDEMİR
    31 Ağustos 2016 at 21:00
    Cevapla

    Yorum ve paylaşımlarınızı severek takip ediyor, başarılarınızın devamını temenni ediyorum.

Yazımı nasıl buldunuz? Yorumları alayım :)