Maldivler Gezi Notları

Maldivler Gezi Notları

İtiraf 1:

Yan gelip yatmayı sevmeyen, aynı yerlerde gezmekten 3 günde sıkılan biri olarak Maldivler’e gidenlere “vah vah, sıkılmaya gidiyorlar” muamelesi yapıyordum.

İtiraf 2:

Turkuaz deniz, beyaz kum güzel ama bizim Ege sahilleri de güzel. Sırf denize girmeye oralara gitmeye ne gerek var? diye düşünüyordum.

Anlayacağınız Maldivler benim merak ettiğim yerler sıralamasının taa altlarında bir yerdi. Gitmek için can attığım Cape Town, Bali veya Küba dururken Maldivler’e gitmek de nereden çıkmıştı?

Ön yargılarımı yıkan, mantığıma değil ama duygularıma hitap eden bu seyahati planlamamdaki tek sebep kış günü yaz mevsimini yaşamak için gidebileceğim yerler arasında millerimin ancak Maldivler’e yetmesiydi. Birkaç alternatifim daha vardı ama Maldivler diğer gitmek istediğim yerlere göre daha yakındı; dolayısıyla seyahatimi daha kısa tutabilecektim. (Kışın eczaneden uzun süre ayrılmak hoş olmuyor).

Masa üstü fotoğrafı olmayı hakeden manzaralarla dolu bir yer: Maldivler

Üstelik en son yurt dışı tatilimizde Berlin’de 1 yaşındaki kızımız Ekin ile buz kesmiştik, bu tatilde biraz rahat etmek bizim de hakkımızdı… Böylelikle Maldivler 2017 yılının kış günlerinde biz Cengiz ailesini ağırlamayı hakeden ülke seçildi.

Tabii ki bileti almak Maldivler’e gitmenin en kolay adımıymış, otellerinin o kadar pahalı olduğunu baştan bilseydim bu yola girmeyebilirdim.

Dünya’da gezilecek onca yer varken ve Maldivler’e gitmek gerçekten yüksek bir bütçe gerektiriyorken kendi kendime sormadan edemediğim soru “Bu kadar masrafa değer mi?” idi. Maldivler oteline 4 gün konaklama için verdiğim para ile kendi standartlarıma göre Asya’da 10-15 gün gezerdim.

Bunu düşünüp zaman zaman pişman oldum. Hatta, “geçtiğimiz ay kredi kartınızdaki en utanç verici harcama hangisiydi” diye bir soru çıkmıştı karşıma ve ona “Maldivler gezi masrafları” cevabını verecek kadar içime sindirememiştim geziyi.

Fakat seyahati geride bırakmış halimle söyleyebilirim ki bu doğal güzelliği insanın gözleriyle görmesi bambaşkaymış. Fotoğraflar güzel ama o manzaranın içinde olmak gerçekten insanı heyecanlandıran, cenneti sorgulatan, şükürlere boğan bir his.

Çok şükür buradaydım

İyi ki buradaydım!

“Ay biz ne harika bir yere geldik” demekten dilimizde tüy bitti. Tatilden üzülerek ayrıldık. Asya’da geçirebileceğim bir 15 günüm olmadığına göre paramı Maldivler’e harcamış olmaktan hiç bir pişmanlık duymuyorum. Aksine “iyi ki burayı görmüşüm” diyorum. Kısacası biz Maldivler’e bayıldık ve aşağıdaki şartlarda bence siz de Maldivler’e gitmeyi düşünebilirsiniz.

  • Maldivler fotoğraflarına bayılıyorsanız ve oraya gitmek sizin hayalinizse
  • Balayı gibi özel bir tatil planınız varsa
  • Bebekle veya çocukla rahat edebileceğiniz, dinlenebileceğiniz bir yere gitmek istiyorsanız
  • Kış mevsiminde yazı yaşamak için İstanbul’dan 8 saatte ulaşabileceğiniz “nispeten” yakın ve lüks bir yer arıyorsanız
  • Müslüman ülke, helal yemek gibi kriterleriniz varsa

Maldivler’e parayı kıyıp gidin derim. Pişman olmazsınız. Üstelik 50 yıl içerisinde buranın yok olma ihtimali olduğunu düşünürseniz mutlaka görmeniz gereken bir yer olduğuna çok kolay ikna olabilirsiniz.

Maldivler Hakkında Genel Bilgiler

Maldivler, Hint Okyanusun’da, Hindistan’nın güneyinde, Sri Lanka’nın 750 km güney batısında yer alan bir adalar ülkesi. Maldivler’i ancak büyük ölçekli haritalarda bulabilirsiniz, çünkü çok küçük adalardan oluşuyor.

Haritada Maldivler

Yaklaşık 1200 tane ada var ve bunlar takım adalar halinde gruplanmış. Buradaki ada gruplarına “atoll” denildiğini duyacaksınız. “Atoll“, daire şeklindeki mercan kayalıkları ve kum adacıkları anlamına geliyormuş.

Maldivler’deki kum adacıkları

Maldivler ülkesinin başkenti Male. Tahmin edersiniz ki o da bir ada.

Başkent Male

Özellikle tepeden görünce de anlıyorsunuz ki Maldivler yok olmaya yüz tutmuş bir ülke, küresel ısınma ile adaların su altında kalması an meselesi.

Uçaktan Maldivler

Çoğunlukla Hindistan’dan veya Sri Lanka’dan gelmiş olan Maldiv halkı gerçekten cana yakın ve saygılı. Biz çok sevdik, birçok kişiden de aynı yorumu duyduk.

Maldivler’de halkın büyük çoğunluğu Müslüman ve ülkede şeriat kuralları geçerli. Lokal adalarda her noktada bikini ile denize giremiyorsunuz ve alkol bulamıyorsunuz. Fakat otellerin olduğu resort adalarda alkol ve kılık kıyafet serbest.

Maldivler’in tipik koltuklarında oturup içkinizi yudumlayabilirsiniz

Güzel haber: Maldivler’e vizesiz seyahat edebiliyoruz!

Maldivler ile aramızda 2 saat fark var, Türkiye geride.

Maldivler’in para birimi “rufiyaa” fakat siz oraya giderken yanınızda Amerikan doları bulundurabilirsiniz. Dolar ile alışveriş yapmak da mümkün, fakat para üstü rufiyaa olarak takdim edilebilir. Euro çok geçerli değil Maldivler’de.

Maldivler’e Ne Zaman Gidilir

Maldivler ekvatora yakın olduğu için 4 mevsim ziyaret edilebilir ama mayıs – ekim arası muson yağmurlarına yakalanma olasılığınız yüksek. Bence kışın evlenenlere en güzel teselli Maldivler’de balayı olabilir 🙂

Biz mart başında gittik, hava müthişti. Suyun sıcaklığı Ege denizine göre yüksek tabii ki ama boğucu bir sıcaklıkta da değil.

Hava çok iyiydi, ilk kez bir tropikal adada yağmura yakalanmadık

Maldivler’e Ulaşım

Maldivler’e bilet alırken şehir olarak “Male” yi seçiyorsunuz. İstanbul’dan direkt uçuş isterseniz THY’ye bakabilirsiniz. Ama Qatar Havayolları veya Emirates Havayolları da değerlendirilebilir. Özellikle Qatar Havayolları’nın dönem dönem yaptığı kampanyalar ile Maldivler’e 600 dolardan başlayan fiyatlarla ulaşabilirsiniz.

Biz THY ile uçtuk, gayet rahattı. İzmir çıkışlı biletimi millerle aldığım için hiç ücret ödemedim fakat biletin ederi kişi başı 2600 tl gibiydi.(Bebek ücretsiz uçuyor)

Maldivler’e Türkiye’den direkt uçulduğunda yolculuk 8 saat sürüyor. Dönüş yolculuğu ise 8 saat 40 dakika sürmüş.

Uluslararası havaalanı Male’de gibi görünse de aslında Male’nin yanındaki Hulhule adasında. Hulhule Adası yine büyük bir yerleşim olan Hulhumale adasına köprü ile bağlı, başkent Male’ye de bir köprü ile bağlanmak üzere, inşaat devam ediyor. Ama köprü bitene kadar havaalanından başkente ulaşım tekneler ile yapılıyor.

Türkiye uçağından iner inmez bu renk bir deniz beklemiyordum!

Havaalanından kalacağınız otele ulaşmak için de muhtemelen hız motoruna veya deniz uçağına biniyor olacaksınız.

Maldivler’de Kaç Gün Kalmalı?

“Maldivler’de sıkılır mıyım?” diye düşündüğüm için; hem de vakit ve nakit sınırım olduğu için 4 gece 5 günlük bir tatil ayarlamıştım. Sonuç: Hiç sıkılmadım, hatta kısa geldi bana.

5 gece 6 gün daha ideal olabilirdi. Daha uzun tatil ise maddi olarak yüklü olabileceği için size kalmış.

Maldivler’de Resort – Otel Seçimi

Maldivler’de hangi otelde / resortta kalacağımıza karar vermek bu gezi hazırlığının en zor kısmı oldu.

Öncelikle şunu bilelim: Maldivler’de adalar 2’ye ayrılıyor: Yerel halkın yaşadığı adalar ve resort adalar. Tabii üzerinde hiç hayat olmayan ıssız adalar da var ama bunlardan bahsetmeye gerek yok sanırım. Genelde oteller balayı çiftlerini pikniğe götürüyorlar bu tür ıssız adalara.

Sadece küçük kum parçalarından ibaret adalar 

Yerel halkın yaşadığı adalarda konuk evleri, pansiyon ve oteller de var. Bunlar çok daha ekonomik konaklama  seçenekleri fakat bu tesisler bizim meşhur balayı konseptini yansıtan yerler olmuyor.

Yine de böyle bir otel seçmek isterseniz ülkenin şeriatla yönetildiğini aklınızdan çıkarmayın. Denize her yerde istediğiniz kıyafetle giremeyeceğinizden bu opsiyon için iyi araştırma yapmanız gerek. Önünde “bikini beach” olan bir otel bulmaya çalışın.

Yerel adaların ekonomik olmasından başka bir avantajı da Maldivliler’in günlük hayatına tanık olma fırsatı sunması. Gerçi ben gördüğüm kadarıyla çok da ilginç bulmadım Maldivliler’in lokal yaşantısını. Bir Tayland değil kesinlikle…

Lokallerin yaşadığı bir ada örneği

Gelin, romantik balayı atmosferi için rotayı resort adalara çevirelim. Birçok tatilci Maldivler’e gidince bu adalarda kalıyor.

Resort adalardan bizim kaldığımız

Resort adalar, etrafını en fazla yarım saatte tavaf edebileceğiniz büyüklükte kara parçaları. Her adanın üzerinde 1 tek otel olduğunu düşünün.  Bu oteller genelde 4 veya 5 yıldızlı lüks tesisler.

Maldivler’de 100 civarı resort ada var ama bunlardan hangisini seçeceğinize karar vermek pek de kolay değil.

Maldivler’de resort seçerken hangi kriterlere bakılabilir sorusunun cevabı biraz kişisel olmakla beraber benim kriterlerimden yola çıkarak siz de kendinize bir yol haritası çizebilirsiniz diye düşünüyorum.

Bütçe: Maldivler genel anlamda pahalı bir ülke. Buna sebep olan etkenler: Balayı rotası olarak bilinmesi, ada ülkesi olduğu için her şeye inanılmaz vergi ödeyerek dışarıdan getirtmeleri vs…

Resort fiyatları da bu pahalılığı yansıtıyor. Fiyat hesaplarken dikkat etmeniz gereken 4 gider kalemi var:

Oda fiyatı

%23 vergi

Yemek planı

Adaya ulaşım

Siz de fiyatlar hakkında bir araştırma yapabilirsiniz ama 4 veya 5 yıldızlı resort konaklamaları için ben 4 gecelik fiyat araştırdığımda toplam fiyat 2500 doların altına asla inmiyordu (adaya ulaşım dahil ve her şey dahil yeme planı ile). Üst sınır ise yok gibi bir şey, 4 geceliğine 30bin dolar verebileceğiniz resortlar var.

Booking’den araştırma yapıyorsanız orada ilk gördüğünüz fiyata yaklaşık %23 vergi ve resorta ulaşım bedeli ekleneceğini de unutmayın. Kısacası ekranı iyi okuyun.

Böyle bir ortamda tatil yapmak pek ucuz değil maalesef

Yemek planı: Maldivler’deki resort konaklamalarınızda oda – kahvaltı şeklinde bir yemek planı seçip diğer öğünlerinizi resort bünyesindeki restoranlarda istediğiniz gibi yiyip içebilirsiniz. Bu durumda akşam ve öğlen yemeklerinde yediğinizi ödemiş olursunuz. Ama fiyatların çok yüksek olduğu her yerde belirtiliyor. Üstelik restoran seçeneği de sadece bulunduğunuz otelin içindekilerle sınırlı. Diğer yandan gün içinde tükettiğiniz içecekler için de ayrıca para ödemeniz gerekiyor.

Ben tam pansiyon (full board) veya her şey dahil (all-inclusive) konaklama sunan yerleri araştırdım. Bebekle böylesinin daha rahat olacağını düşündüm. Totalde daha pahalıya geldi mi bilmiyorum ama insan tatilde her seferinde 4 dolar verip su satın almaktansa kendini sınırlamadan bol bol su içebilmeli diye düşünüyorum.

“Bir kahvaltı, bir akşam yemeği yeter” derseniz yarım pansiyon (half board) yemek planını seçip ekonomi yapabilirsiniz.

Resorta ulaşım şekli: Maldivler adalardan oluşan bir ülke olduğu için havaalanı bir adada, sizin kalacağınız otel bambaşka bir adada olacak. Uluslararası Male Havalimanı’ndan resortunuza ya hız motorları ile ulaşacaksınız,  ya da deniz uçağı denilen suya inip kalkan değişik bir uçakla. Bazen hem uçak hem de hız motoru ile.

Hız motoru ile gidilen bir resortta kalmanın en büyük avantajı Türkiye’den o kadar saat uçtuktan sonra hızlıca otelde olma konforu. Hız motorları en uzak 1 saatlik yerlere götürüyor. Ve ulaşım için sürat motoru kullanmanın bedeli uçağa göre daha düşük.

Havaalanına ne kadar yakınsanız konaklayacağınız yere ulaşım maliyeti o kadar düşük oluyor. 10 dakika uzaklıktaki bir resorta ulaşım için bile kişi başı 100 dolar ödediğinizi düşünürseniz havaalanından resortlara ulaşımın ne kadar pahalı olduğunu anlayabilirsiniz.

Çocuklu tatilciler genelde hız motoru ile kolayca ulaşılan resortları tercih ediyorlar, bir sağlık problemi oluşursa merkeze yakın olmanın faydalı olacağını düşünenler çoğunlukta.

Hız motoru ile ulaşılan adalarda kalmanın dezavantajı ise deniz uçağına binme fırsatını kaçırmak olsa gerek! Bazı adalar için havaalanına yakın olmanın ses ve görüntü kirliliği yarattığı düşüncesi de mevcut.

Diğer seçenek ise deniz uçağı ile ulaşılan resortlar. Eğer resortunuz hız motoru ile 1 saatte ulaşılamayan bir uzaklıktaysa deniz uçağına biniyorsunuz. Bu uçaklar dolmuş gibi de çalışıyor aslında, yolda başka resortlarda yolcu indirebiliyor.

Uçak resorta yaklaşıyor!

Uçakla gidilen adalar daha sessiz ve sonsuzluğun ortasında oluyor.

Maldivler’in eşsiz coğrafyasını bu uçaktan izlemek müthiş bir deneyim. Hem insan hayatında kaç kere deniz uçağına biner ki?

Deniz uçağına biniyoruz

Uçağın en büyük dezavantajı fiyatı. Türkiye – Maldiv uçuşuna verdiğiniz parayı aynı ülke içindeki uçuşa vermek insanın zoruna gidiyor.

Diğer dezavantajlar ise vakit kaybettirmesi ve yolculuğun çok gürültülü geçmesi. Uçakların karanlıkta uçmaması da bir başka detay. Deniz uçağına sadece gündüzleri binilebiliyor.

Otelin konforu: 5 yıldızlı veya 4 yıldızlı seçenekler çoğunlukta. Benim kaldığım 4 yıldızdı ama havaalanına yakın bir yer seçseydim aynı fiyata 5 yıldızlı bir yerde kalabilirdim.

Oda çeşidi: Maldivler fotoğraflarını süsleyen o meşhur su üstü bungalovlarında kalmak herkesin hayali sanırım. “Gitmişken su üstü villada kalırım” diyenler otellerin “water bungalow” odalarını seçebilirler.

Burada yine bütçe meselesi devreye giriyor, bu su üstü villaları plajdaki odalara göre 2 kat pahalı.

Biz bebekle gittiğimiz için güvenlik açısından su üstü bungalovlarda kalmayı hiç düşünmedik. Sahil villasında kaldık ve bu seçeneği çok sevdik. Odamızın kapısını açtığımız an tropikal bir dünyaya adım atıyorduk.

Kapıyı açıyorduk, içimiz de açılıyordu

Odamızın arka kapısı ise turkuaz denize açılıyordu.

Kısacası bütçeniz kısıtlıysa water villa diye tutturmayın derim ben. Sonuçta yüzdüğünüz deniz aynı, Maldivler’desiniz. 2 kat fazla para vermeye değmez.

Balayı paketi: Otel balayı çiftlerine ne gibi olanaklar sağlıyor? Beyaz kıyafetler giyip fotoğraf çekilebilecek misiniz?

Otelin kendi resifi var mı, su altı zenginliği nasıl? Bu kriteri TripAdvisor’da yeteri kadar zaman geçirince önemsemeye başladım. Ve bir daha Maldivler’e gidersem benim için en önemli maddelerden biri bu olacak.

Maldivler’in her yerinde deniz güzel, o konuda sıkıntı yok ama otelin etrafındaki canlı çeşitliliği ne kadar çoksa o kadar çok eğleniyorsunuz yüzerken ve şnorkel yaparken.

Peki otelin canlı bir resifi olup olmadığını nasıl anlarız? Türk acenteleri bu konuda bana hiç yeterli bilgi veremediler, Trip Advisor’dan yorum okumak şart. Otel yorumlarında “house reef” ve “corals” kelimelerini aratarak resifler hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.

Bunlar dışında kalacağınız adanın büyüklüğü, spasının olup olmadığı, içinde bir sağlık merkezinin bulunup bulunmadığı, gece eğlenceleri, sportif imkanları, çocuk klubü, havuzunun olup olmadığı sorgulanabilir. Veya sizin kişisel başka kriterleriniz olabilir. İstemenin sonu yok 🙂

Bu kriterlere göre kendime uygun oteli nasıl seçtiğimi adım adım anlatayım o halde:

1- Booking’den tarihlerimi girip genel olarak fiyatlara göz attım (İlk çıkan rakama aldanmadım, %23 vergiyi ve adaya ulaşım masraflarını ekleyerek bir fikir sahibi oldum)

4 gece için 3000 dolar civarı gibi bir bütçe belirlemeye karar verdim. Zaten bu bütçe ile birçok resort kendiliğinden elenmiş oldu 🙂

2- Birkaç acentaya mail attım, bütçemi belirttim. Bana otel önermelerini istedim.

Gönderdikleri maillerdeki otelleri inceledim.

Aslında güvendiğiniz bir acente varsa Maldivler gezinizi uçak + otel şeklinde tur şirketinden satın almakta bir sıkıntı yok. İyi fiyat verebiliyorlar. Yine de acentadan paket alacaksanız birkaç yere sormanızı öneririm.

3- Trip Advisor’dan “En hesaplı Maldivler resortları” listesine baktım. Buyrun siz de bakın: https://www.tripadvisor.com/HotelsList-Maldives-Affordable-Resorts-zfp1492723.html

4- Maldivler’e giden arkadaşlarıma hangi otelde kaldıklarını sordum.

5- Gözüme kestirdiğim resortlardan her şey dahil olanlara öncelik tanıdım. Böylece tatile giderken cebimden ne kadar çıkacağını yaklaşık olarak bilmiş oldum. Yeme içme maliyeti bir sürpriz olmaktan çıktı.

Tabii ki yemek kalitesine önem verdim, yorumlarda “yemekler vasat” deniyorsa oteli eledim.

6- Beğendiğim otellerin Trip Advsior’daki müşteri fotoğraflarına ve instagram’a koyulmuş fotoğraflarına baktım. Gerçekler katalogdakilerden epey farklı olabiliyor çünkü.

7- Otel seçeneklerini 2-3 taneye indirince booking, trip advisor yorumlarına göre bir tercih yaptım.

8- Ben bebekle gittiğim için ve bütçem bir balayı çiftininki kadar geniş olmadığı için öncelikle sürat motoruyla gidilen resortlara bakmıştım.

Havaalanına yakın 2 yer kestirdim gözüme. Ama sonra karşıma uçakla gidildiği halde yakın otellerle aynı fiyata gelen bir resort çıkınca sırf uçak tecrübesi yaşamak için orayı seçtim.

Maldivler’e 2. defa gitsem uçağı nasıl olsa denedim diye motorlu bir yeri tercih edebilirim diye düşünüyorum.

Bunca mesai harcayıp seçtiğim yer Aaaveee Nature’s Paradise oldu.

Aaaveee Nature’s Paradise

“Ay Melike amma da uğraşmışsın, yok mu bu işin kolay yolu?” diyenler için acentelere danışmalarını ve giden arkadaşlarının memnun kaldıkları otellerini seçmelerini öneririm. Yoksa hakikaten mesai harcatan bir seçim süreci…

Bu resortta kalmaya karar verince de direkt otele mail atıp biraz indirim yaptırmayı denedim. Fiyatta anlaştıktan sonra otele kredi kartı numaramı vererek ücretin 3’te birini gitmeden çekmelerine izin verdim. Size böyle bir hareket riskli geliyorsa acente veya booking.com gibi bir aracı kullanabilirsiniz. Ben biraz cesur davrandım.

Bu arada indirim için birkaç otele birden mail atmıştım ama diğerleri pek yardımcı olmadılar. Maldiv otelleri burnundan kıl aldırmıyor, bilginize…

Aaaveee’s Nature’s Paradise yorumlarım

Biz çok memnun kaldık bu tesisten. Geleneksel Maldivler yaşam stili baz alınarak dizayn edilmiş eco-friendly (doğa dostu) bir tesisti. Yeşillikler içinde, doğal, huzurlu bir yerdi. Yeni bir tesis olması, yemeklerin güzelliği, personelin memnun etme çabası gayet başarılıydı.

Akşam yemeklerinde masamızda böyle düzenlemeler bulabiliyorduk 🙂

Bu oteli seçmemizdeki büyük etken olan deniz uçağı ise ilginç bir tecrübeydi. Türkiye uçağından indiğiniz zaman sizi otelin bir görevlisi karşılıyor, veya otelinizin isminin yazdığı bankoya gidiyorsunuz. Sizi karşılayan kişi ile bir minibüse binip deniz uçaklarının kalktığı bölüme geçiyorsunuz.

Deniz uçaklarının beklediği bölüm

Deniz uçağı için herhangi bir organizasyon yapmanıza gerek yok, otel her şeyi ayarlıyor.

Birkaç saatlik beklemenin ardından bindiğimiz uçağın içi daracıktı. Uçak kalkmadan köpük kulaklık dağıtıyorlar, ses yolcuları rahatsız etmesin diye. Ben kulaklığı kullanmadım, Ekin’e takamayacağımız için ben de takmak istemedim. Dayanılmayacak bir ses değildi.

Pilotun hemen ardında oturuyorduk, bu uçakta kokpiti izleyebiliyorsunuz.

Güvenlik kartını daha dikkatli inceleyen bir yolcu görülmemiş…

Adaya varınca ise hindistan cevizi suyu ile karşılandık. Benim pek sevdiğim bir tat değil ama olsun, Ekin de tanışmış oldu coconut ile.

Yorucu bir yolculuğun ardından, hoş geldik!

Odamıza yerleşince ayakkabılarımızı çıkardık ve tatil sonuna kadar hiç giymedik. Adanın zemini full kum olduğu için ben bir çift parmak arası terlikle tatili bitirdim. Maldivler için bavul hazırlamak da çok kolay, öyle ayakkabı taşımanıza gerek yok.

Ayakkabı yok, bebek arabası yok. Süper rahatız.

Odamızın arkasında kendimize ait bir bahçe vardı, bahçeden direkt denize iniyorduk.

Odamız ve arka bahçesi

Odamızın önündeki plajda kendimize ait salıncaklarımız vardı.

Arka bahçemizde ilerliyoruz ve…

Hop denizin kıyısındayız

Resortta çok güzel fotoğraf noktaları vardı. Denizin içinde salıncaklar, hamaklar, güneşi batırdığımız bar ve iskele çok hoştu.

Odamızın önündeki salıncaklarda sallandık

Odamızın önündeki salıncaklarda sallandık

Biraz da hamaktayım…

Sabahları iskelede poz veriyorduk,

Akşamları güneş batırma güvertesinde

Günler geçmesin istiyordum ama,

Burada gün çok güzel bitiyordu!

Bizim otelimizde su üstü villa ve havuz filan yoktu. Bence Maldivler’de havuza da gerek yoktu…

Deniz o kadar huzurluydu ki,

Ekin suda uyuyakaldı

Her akşamüstü 17.30’da bebek köpek balıkları besleniyordu.

Yeme içme konusunda Ekin iştahlı bir bebek olsa hiç zorlanmazdım. Yemekleri tüm dünya mutfağına hitap eden tarzdaydı. Biz memnun kaldık her öğününden. Her şey dahil olsa da Antalya’daki otellerin yiyecek bolluğunda bir yer beklemeyin.

Yemekler açık büfe olarak servis ediliyordu, neyse ki çok kalabalık ve itiş kakış yoktu

İçecek konusunda da aynı şey geçerli. Her şey dahil menüsüne belli tür içkiler “dahil”. Şarabını çok beğenmedik mesela ama çok da önemli bir detay değildi bizim için.

Her şey dahil menüsünü incelerken Olgun’a “kokteyl mokteyl yok mu burada?” diye sormamın ardından menüde “mocktail” olduğunu görmeyeyim mi? Meğer alkolsüz kokteyllere “mocktail” deniliyormuş, Maldivler’de öğrendim! (Çok bilinen bir şeyse yuhlamak serbest)

Menüde hem kokteyl var, hem mocktail

E içelim o zaman!

Kısacası bizim çok memnun kaldığımız bir konaklama oldu, çok eğlendik, huzur dolduk.

Her şey dahil olarak ödeme yaptığımız için de otelde bize hizmet edenlere verdiğimiz bahşişler harici cebimizden bir para çıkmadı.

Otelden ayrılırken de “saat 12’yi geçti, otelden çıkmak zorundasın” dayatması olmadı. Deniz uçağı gelene kadar (ki 4’lerde geldi) otelin tüm imkanlarından yararlanmaya devam ettik.

Maldivler’de Yapılacak Aktiviteler

Resortlarda türlü aktiviteler düzenleniyor. Her birini ek ücret karşılığında satıyorlar tabii ki. Şnorkel, tüplü dalış turu, balık tutma turu, yerel ada turları, yunusları izleme turları gibi aktiviteler hemen her yerin programında var.

Bizim otelde her şey dahil pakete yerel bir ada turu, dalışa başlangıç eğitimi ve kano kiralama da dahildi.

Dalışa başlangıç eğitimi 2 yıldız dalgıçlara çok hafif geleceğinden katılmadık. Ama kanomuzu kiralayıp Ekin’i de bindirdik ve adanın etrafını turladık.

Bebekle gezmek kano ile gezmeye engel olamadı

Tabii ki can yeleği ile önlemimizi almıştık

Onun dışında otelin etrafında güzel bir resif varsa şnorkelinizle istediğiniz gibi gezip dolaşabilirsiniz.

Kalacağınız otele şnorkelden ücret alıp almadıklarını sorabilirsiniz. Ben gitmeden sormuştum ve ücretli olduğunu öğrenince kendi şnorkel, maske ve paletlerimizi götürmeye karar vermiştik.

Şnorkelle selfim olmasa mıydı?

Balıklar ve Olgun

Akşamları ise biraz sönük geçiyor Maldivler’de. Bazı otellerde canlı müzik yapılıyormuş. Biz genelde akşam yemeğimizi yedikten sonra kumsalda yengeç kovaladık, yıldızları izledik. Karaoke filan dediler ama hiiç bulaşmadık…

Maldivler’de Balayı

Maldivler’in sıkıcı ve klişe bir balayı rotası olduğunu düşünürdüm ama yeryüzünde bir cennet olduğunu, nasıl doğa harikası bir yer olduğunu oraya gidince anladım.

Bana balayı için fikir soranlar çok oluyor. Siz sormadan ben cevaplayayım: Tayland mı Maldivler mi?

Tayland da doğal güzelliği ve plajları ile muhteşem bir yer, üstelik yerel yaşam daha ilginç. Hem de Tayland daha ucuz. Sever misiniz bilmem ama daha maceralı da bir yer.

Maldivler ise ıssız, lüks, büyüleyici.

Balayı gibi bir tatilde böyle pahalı bir yeri aradan çıkartmak iyi bir fikir olabilir. Düğün yapmayın Maldivler’e gidin gibi bir tavsiye verebilirim hatta… Tayland’a her zaman turistik olarak gidebilirsiniz.

Maldivler’de balayına gidenlerin beyaz elbiseler giyip fotoğraf çekildiklerini görüyorum. Bu organizasyonu oteller mi yapıyor bilmiyorum ama bence balayına gitmiyorsanız da yanınızda beyaz elbise götürüp aynı atmosferi yakalabilirsiniz. Biz yaptık mesela:

Balayında olmayabiliriz ama…

Balayındaymışız gibi davranabiliriz 😛

Bali mi Maldivler mi?

Bali’ye gitmedim, gitmek çok istiyorum. Ama Bali’nin deniz tatili olmadığını okuyorum devamlı. Yazın evlenenler için Bali daha uygun olabilir, çünkü mevsim olarak haziran, temmuz, ağustos ve eylül Bali için kuru sezon.

Seyşeller sezonları için de aynı şey geçerli. Seyşeller’de Bali’ye göre daha deniz odaklı bir tatil yapılabiliyor sanıyorum. Umarım bir gün hepsine gider daha detaylı bilgi veririm.

Maldivler’de Yerel Adalar

Biz otelimizin düzenlediği tur ile otelden toplam 4 kişi olarak karşı ada Rinbudhoo’ya geçtik. Üzerinde 200 kişinin yaşadığı bu adada gümüş işçiliği ile uğraşan birkaç kişi yaşıyormuş. Bize gümüş satmaya çalıştılar ama pek kayda değer bir şey yoktu.

Onun dışında gerçekten küçük bir adaydı, insan burada çok sıkılır diye düşündük. Zaten tüm gençler kaçmış adadan. Kalan 3-5 i de aşağıdaki mekanda buluşuyormuş:

Mahrumiyet bölgesi bir adadasın, ama manzaran bu. Ne garip hayatlar…

Adada 1 doktor ve 1 eczane var. Eczacı arkadaşlarım bilirler, genelde gittiğimiz yerlerde eczaneleri inceler, önünde fotoğraf çekiliriz. Ben de onca yer gezmiş olsam da bu huyumdan vazgeçememiş biri olarak hemen umumi tuvalet boyutundaki eczaneyi incelemeye koyuldum, Olgun da benim fotoğraflarımı çekti. Eczacının halinden eczacı anlar ya, aynı otelde kaldığımız bizimle tura katılmış olan çift “siz eczacı mısınız” diye sordu. Evet dedim. Meğer onlar da öyleymiş ve benim eczacı olduğumu eczaneyi incelememden anlamışlar 😀 Tura katılan 4 kişiden 3’ünün eczacı çıkması da şaşırtıcı bir noktaydı.

Maldivler’de küçük bir eczane

Otelde düzenlenen tur haricinde bir de havaalanının bağlı bulunduğu Hulhumale adasının turistik bölümünü gezdik biraz. Burayı gezmek blogger arkadaşım Sema‘nın önersiydi, başkent Male’den daha turistik ve keyifli olduğu için Hulhumale’yi önerdi. Biz de gittiğimize memnun olduk.

Bizim Türkiye uçuşu gece yarısıydı ama deniz uçakları sadece gündüz uçabildiği için hava kararmadan bizi resorttan alıp havaalanına bıraktılar. Biz de bavullarımızı parça başı 5 dolardan emanete teslim ettik ve kişi başı 2 dolar vererek Hulhumale’ye giden otobüslere bindik. Otobüsler halk otobüsünden ziyade bizim havaalanlarındaki Havaş servisleri gibi, gayet rahattı.

Hulhumale’de istikametimiz sahildeki Coconut Tree Hotel’di. Buranın önündeki sahilde pembe bir gün batımına şahit olduk, güzelce yemeğimizi yedik. Sonra da biraz sokaklarda dolandık.

Hulhumale adasındayız

Pembe bir günbatımı bizi uğurluyor

Maldivler’in en büyük ve kalabalık adalarından biri olan Hulhumale’de her müslüman ülkede olduğu gibi inşaat çılgınlığı yaşanıyordu. Sosyal konut gibi tektip evlerin olduğu siteler çoktu. Hiç ummadığımız kadar da Türk gördük yolda, sanırım inşaatlarda çalışmaya gidiyor insanlar.

Hulhumale’de evler

Tipik bir Asya kenti gibi motorsikletin yoğun kullanıldığı Hulhumale’de ezan sesi duymak ilginçti.

Hulhumale

Ben yerel adalarda da şortla gezdim, bakan, laf atan olmadı. Yine de başkente filan giderseniz biraz daha usturuplu giyinmek hoş olabilir. Bizim ülkemizdeki şehirlerlerde gezdiğimiz gibi giyinmek yeterli aslında.

Yerel bir adayı da gözlemledikten sonra eve giden uçağımıza doğru yola çıktık…

Maldivler düşük beklenti ile gidip çok beğendiğim bir tatil noktası oldu. Gerçek anlamda tatil yaptık. Normalde seyahatlerde “bıdı bıdı” yapan eşim Olgun bile Maldivler’e bayıldı.

Umarım siz de bir gün gidip bu doğal güzelliği yok olmadan görürsünüz. Görebilme imkanı olmayanlara da çeşitli tavsiyelerim var elbet: “Maldivler bana çok uzak” derseniz Türkiye’nin Maldivleri Salda Gölü notlarım için buraya, bir diğer “Maldivler” lakaplı mekanımız Antalya Sulu Ada hakkında bilgi edinmek için ise buraya tık tık…

Türk Maldivleri beni kesmez diyenler ise Yunanistan’nın Halkidiki bölgesine göz atabilir. Ben oraya henüz gitmedim.

Herkesin gönlünde yatan Maldivler’i bulması dileğiyle…

Hoşçakalın!

İlgili Yazılar
Yorum ( 7 )
  1. Gezgin Kadraj
    10 Nisan 2017 at 09:59
    Cevapla

    Merakla beklenen yazı gelmiş 🙂 keyifle okudum, teşekkürler

  2. deniz
    11 Nisan 2017 at 02:58
    Cevapla

    merhaba zaten iki yildiz sahibi olarak kesin biliyorsunuzdur ama sualti mercan vb icin sharm el sheikh i oneririm..sualti cennet suustu cinnet sehir olarak:)

    • Melike Kutlay
      11 Nisan 2017 at 11:51

      Ah, bilmez miyim! Aslında bu gezinin ardından Mısır’a gitmeyi aklıma koydum ama bu sene bayramlar yaza denk geliyor ya, sıcaktan iyice cinnet geçiririz diye düşündüm

  3. didem atcioglu
    11 Nisan 2017 at 16:42
    Cevapla

    Çok keyifli yazı ve tatil bölgesi olmuş Melikeciğim, yazıdan çıkardığım sonuç : Yaşasın eczacılarrrr 🙂

    • Melike Kutlay
      12 Nisan 2017 at 08:56

      Hehe bence de canım 😀 tesekkur ederim beğendiğin icin 😘

  4. Alper Bora
    17 Nisan 2017 at 10:09
    Cevapla

    melike hanım merhaba, uzun zamandır içe sinen bir yazı yazmamanızın sonucunda böylesine gümbür gümbür bir yazı geleceğini tahmin ediyordum ama bu kadarını ne yalan söyleyeyim beklemiyordum. süper ötesi harika muazzam bir yazı olmuş, ellerinize sağlık. size de bu yakışırdı. çok teşekkürler.

    • Melike Kutlay
      17 Nisan 2017 at 13:33

      Bu yoruma ne denir bilemiyorum, çok mutlu oldum beğenmenize. Aklımda daha bomba yazılar var ama çocuk büyütmek zor iş. Desteğiniz için sonsuz teşekkürler!

Yazımı nasıl buldunuz? Yorumları alayım :)