Kaş’a Kaçtık

Kaş’a Kaçtık

Kim ne derse desin Kaş bağımlılık yapan bir tatil beldesi! Zor ulaşılabilen bir yer olmasına rağmen müdavimleri bol…

Kaş müdavimlerinin profili de Bodrum ve Çeşme tatilcilerinden daha farklı. Maceraya, spora, sakinliğe, az ve öz hizmete, güzel müziğe geliyor buraya gelen.

Kaş, aşık olunası… Kaş, huzur bulunası…

Büyük tatil köylerinde üst üste kalmıyorsunuz Kaş'ta, 8-9 odalı temiz pansiyonlarda konaklıyorsunuz. Restoranlarda fabrikasyon üretim yok, bir meze bittiyse sonra gelen ondan yiyemeyecek demektir… Beach party isteyenleri de Çeşme'ye alalım, çünkü burada janjanlı bikiniler değil, masken şnorkelin ve paletlerin konuşur!

Biz de su altında havalı olmayı denedik!

Geçen sene bayramda Kaş'a gidip kalabalıktan tadına varamamıştık.Yine de bir çok şey yapmıştık. Okumak için tık tık.

Bu sene de Ahmet ve Özgün'ün birlikte gidelim önerisini geri çevirmedik. Ahmet benim liseden arkadaşım. Lisede İzmir'de, üniversitede ise İstanbul'da aramızdan su sızmazdı. Aynı şehirlerde olmadığımız dönemlerde telefonda konuşmayı pek sevmediğimizden uzun süre görüşmediğimiz dönemler olsa da, bir araya geldikçe yine can ciğer kuzu sarmasıyız.

Kaş'a ulaşmak zor demiştik… İstanbul'dan gelen Dalaman havalimanında inip 2 saat kara yolu tepiyor. Biz Söke'den araba ile 5 saatte ulaştık. Bu da demek ki İzmir'den Kaş 6 saat sürüyor. Yol uzun ama gittiğinize değiyor, huzur var Kaş'ta…

Asla pişman etmez!

Otel olarak yine geçen sene kaldığımız Hotel Per Se'yi tercih ettik. Kaş'ta pansiyonlar ve oteller genelde özenli oluyormuş ama biz Perse'yi o kadar beğeniyoruz ki başka bir yerde nasıl kalırız bilemiyorum. Bir kere oda çok büyük. Biraz uzun kalacaksanız odada rahatlıkla vakit geçirirsiniz. Tüm odalar deniz manzaralı, her odada 2 balkon var. Yataklarda 3 farklı boy yastık, hangisi ile rahat ediyorsan onu kullan… Dizaynı, ayrıntıları ile mükemmel bir otel. Geçen seneki yazımda da bu oteli çok övmüştüm 🙂

İşletmecisi Cengiz Bey kahvaltıdan meyve yemeden kalktığımız için meyvelerimizi poşete koyup yanımıza verdi. Plajda acıkınca meyveler o kadar iyi geldi ki! İyi ağırlandığınızı hissediyorsunuz, otele de Kaş'a bağlanır gibi bağlanıyorsunuz.

Otelin terasında vakit geçirmek de ayrı bir zevkti!

Per Se Otelin terasından

Kaş'a gelmişken merkezde Küçükçakıl bölgesindeki otellerde kalmanızı tavsiye ederim. Hem denize, hem restoranlara, hem de çarşıya yürüyerek ulaşılabiliyor. Çukurbağ yarımdasında da bir çok otel var, ama buradan şehre ulaşmak için araç şart. Ancak sessiz ve manzaralı bir tatil arıyorsanız yarımadadaki oteller doğru adres olabilir.

Geçen seneki yazımda Kaş'ta yapılacak aktiviteleri bir bir saymıştım. Kısa bir özet geçmek gerekirse:

1- Kekova tekne turu

Tekne turu ile Kaleköy'e uğrandığında dondurma yemek lazımmış!

2- Kekova'da sea kayak (batık şehir üzerinde kano ile geziyorsunuz)

Sea Kayak

3- Dalış (Kaş'ta dalmayan balıkadam olmazmış!)

4- Jeep Safari ile Saklıkent gezisi

5- Meis adası (En yakın Yunan adası Meis'te neler yapılır okumak için tık tık)

Biz bu sene dalış harici hiç bir atraksiyona girmedik. 3 günlük mini tatlilimiz; yüzme, plajda dinlenme ve bol sohbet etme üzerine bir tatildi. Nerelerde denize girdik?

Küçükçakıl Plajı: Bir Kaş klasiği. Suyu soğuk. Kıyıdan denize girebileceğiniz çok küçük ve çakıllı bir bölüm var, plaj ismini de bu küçük çakıllı bölümden alıyor olsa gerek. Kıyıdan değil de yanyana dizilmiş organize beachlerden de merdiven ile direk denize girebiliyorsunuz. Buradaki tesislerden en popüler olanları Derya Beach ve Çınarlar Beach. Derya'nın pizzası meşhur.

İşte Küçükçakıl!

Büyükçakıl Plajı: Küçüğü olur da büyüğü olmaz mı? Büyükçakıl daha büyük bir plaj, suyu daha ılık. Taşlık olduğu için çok rahat hareket edilebilir gelmedi bana. Mümkünse deniz ayakkabısı giyilmeli. Burası Küçükçakıl kadar organize olmasa da yine bazı tesisler var. Büyükçakıl çok entel bir kitleye sahip. Rasta saçlı, yogacı, sanatçı ruhlu, çiçek çocuk filan kim varsa hep burada… Normal yurdum insanları da yok değil tabii 🙂

Hidayet'in Koyu: Bu seneki keşfimiz burası. "Aman kimseye söylemeyin bakirliği bozulmasın" demiş foursquaredekiler ama benim okuyucum bu güzel koyu bilmeyi hakediyor! Yolunu da tarif edeyim, tabela, ok filan yok çünkü. Çukurbağ yarımadasına girince dümdüz ilerliyorsunuz, yolun sağındaki Hamarat Pansiyon'u geçince ilk sola sapıyorsunuz. Dar ve toprak bir yol, hazırlıklı olun. Ve karşınızda Hidayet Koyu! Son derece gizli ve kuytu bir yer!

Hidayet'in koyu

Hidayet'in koyundaki işletme çok modern değil. Şezlonglar ve masalar var, şemsiye olarak ise ağaç gölgesi tercih ediliyor. Erken gidip güzel yer kapmak lazım. Modern değil dedim ama asıl güzelliği de oradan kaynaklanıyor. Burada yapılan her yiyecek köyde yapılmış tadında. Çiğ böreği çok meşhur, mutlaka deneyin. Biz de çok sevdik. Asıl gönlümü fetheden ise ev yapımı cips görünümündeki patates kızartması idi. Bana anneannemi hatırlattı.

Burada su da çok güzel. Berrak ve dalgasız. Dalış merkezlerinin de uğrak noktası olan bu koya maskenizi şnorkelinizi almadan gitmeyin!

Hidayet'in koyu

Tatil modu!

Merkezden kalkan dolmuş tipi tekneler ile gidilen Limanağzı'na gitmedik bu sene yüzmek için. O yüzden orası ile ilgili yorum belirtemiyorum.

Ahmet ile Özgün biz eve döndükten sonra tatile devam ettiler ve bir kaç gün yarımadada Aquarius Beach Club'dan denize girmişler. Sakin ve huzurlu olduğunu söylediler.

Bir de muhteşem Kaputaş Plajı var Kaş ile Kalkan arasında. Merdivenlerle iniliyor, ulaşımı zahmetli biraz. Kaputaş'ta suyun rengi bir harika dostum! Gidip de pişman olan görmedim, ama henüz ben gidemedim…

Kaş'ta dalış yapacaksanız turizm acentelerinden satın almaktansa direkt olarak dalış okulları ile irtibata geçerseniz daha ucuza dalıyormuşsunuz. Biz geçen sene de bu sene de Anemon Barakuda isimli tekne ile daldık. Bu sene ben anca Özgün ile muhabbete daldım gerçi, Olgun ve Ahmet birlikte girdiler su altına… Ahmet tekneden ve dalış okulundan memnun kaldığı için bizden sonra da dalışlara katılmış. Kanyon ve 5 adalar bölgelerindeki dalışlardan çok keyif aldığını söyledi. Herkese öneriyor!

Yeme içme faslında Foursquare uygulamasının ışığında hareket ettik (Akıllı telefonlar sağolsun). Siz de Kaş'a gittiğinizde Foursquare'den popüler mekanları kolayca tespit edip gidebilirsiniz. Yine de ben gittiklerimi kısaca yorumlamak istiyorum:

Gün batımında bulunmak isteyeceğiniz yegane kafe Deja Vu! Manzarası ayrı güzel, müzikleri ayrı… Telefonlarda Shazam yüklü olsun ki "neydi bu çalan şarkı" sorusu kafanızı meşgul etmesin… (Shazam, dinlettiğiniz şarkının adını ve kime ait olduğunu bulan bir akıllı telefon uygulaması)

Deja Vu!

Shazamlayın, kafanız karışmasın…

Nereid Meyhanesi Kaş'ın en popüler meyhanesi. Mezeleri çok meşhur olunca biz de mezeler ile doymayı seçtik. 4sq'den çok yüksek puan almış. Hardallı enginarı tavsiye ettiler ama biz sipariş ettiğimizde bitmişti, yiyemedik. Deniz ürünlü pazı sarması, ege mücveri, kılıç balığı pastırmalı paçanga böreği gibi spesyelleri denemeye değer…

Nereid Meyhanesi

Nereid Meyhanesi

Biz gitmedik ama Ahmet ve Özgün bizden sonra Bahçe Balık'a gitmişler, meze kategorisinde orayı da başarılı bulmuşlar.

Voyn Bistro ise diğer bir akşam yemeği noktasıydı. Burada et, tavuk, köfte ve balık yiyebiliyorsunuz. Çeşit çok… Fesleğenli tavuğu tavsiye ederim. Voyn'un manzarası ve peyzajı gayet güzeldi.

Voyn Bistro

Kaş'a gelen herkes gibi biz de geçen sene tam meydandaki rengarenk sandalyeli Mavi Bar'ı keşfetmiştik. Bu seneki bar keşfimiz ise yine çok başarılıydı. "Bu sene de Kaş bomboş, Mavi'de bile az kişi oturuyor" derken Hideaway'e girdik ve aslında bütün Kaş'ın burada olduğunu gördük. Millet de haklı, hem içecekler güzel, hem ortam, hem de müzikler. Yine Shazam'ı elinizden düşüremeyeceğiniz bir mekan!

Şiddetli tavsiye: Hideaway Bar!

Hideaway'de biz

Kaş çarşıda gezmek yine çok keyifliydi. Bu sene adını bilmediğim fakat çok beğendiğim o mağazadan bir kaç biblo alıp annelerime hediye ettim. Siz de oraya mutlaka rastlayacaksınız, çok dikkat çekici ve farklı ürünler var çünkü!

Kaş'ta hediyelikler bile muhteşem!

Dedim ya, sadeliği, güzelliği bağımlılık yapıyor Kaş'ın. Ayrılmak üzücüydü ama yolumun bu cennetten yine geçeceğine eminim. O yüzden sadece "Şimdilik hoşçakal" diyorum Kaş'a…

Kaş Hatırası…

İlgili Yazılar
Yorum ( 12 )
  1. Olgun Cengiz dedi ki...
    15 Temmuz 2014 at 21:00
    Cevapla

    Fotoğraflara bayıldım 🙂 Çok güzel bir yazı, eline sağlık yavrum… Bu da benim ilk yorumum olsun…

  2. Melike Kutlay Cengiz dedi ki...
    15 Temmuz 2014 at 21:00
    Cevapla

    Yorumun sürpriz oldu hayatım, fotoğraflar için senin de ellerine sağlık 🙂

  3. Adsız dedi ki...
    15 Aralık 2014 at 22:00
    Cevapla

    öncelikle blok bir harika. 🙂 bu sene ki 3 Avrupa seyahatim için bana çok iyi bir rehber olacağına inanıyorum. biz de bu sene Eylül ayın da 4 gün için Kaş’a gittik. aslında 2 gece Olympos 3 gece Kaş da konaklayacaktık ama Olympos’u beğenmediğimiz için 1 gece kalıp kaçtık. 🙂 çok da iyi yapmışız. Kaş ömür geçirilebilecek bir yer. ve kesinlikle seneye yaza yine Eylül ayın da gitmeye kararlıyız.

  4. Melike Kutlay Cengiz dedi ki...
    15 Aralık 2014 at 22:00
    Cevapla

    Demek siz de Kaş müdavimi oldunuz 🙂 Biz de bu sene de gideriz muhtemelen. Doyulmayasıca bir yer.\r\nBloğumu beğenmenize de çok sevindim, Avrupa gezileriniz esnasında sorularınız olursa sorabilirsiniz her zaman. Teşekkür ederim 🙂

  5. Pervin
    11 Temmuz 2015 at 21:00
    Cevapla

    Ya ben sizi bulduğuma çok mutlu oldummmmmm :)))))

  6. melike kutlay cengiz
    18 Temmuz 2015 at 21:00
    Cevapla

    Teşekkürler Pervin Hanım, ben de memnun oldum karşılaştığımıza…

  7. Hande
    21 Temmuz 2015 at 21:00
    Cevapla

    Merhaba,ben de kaş’a bir yaz kaçip aşik olmuştum.bu yılki tatil hayalimiz bodrum’a gitmek aslinda,hem bodrum’u hic görmedigim için hem de yurtiçi tatil olsun diye düşünüyoruz.izmir’e uçakla gidip oradan bir Rota çizsek nereleri tavsiye edersiniz? Sf ve La gezilerimiz ÖNCEsi blogunuzla tanıştım ☺ve çok beğendim..zevklerimiz ortak.o yuzden arkadaş tavsiyesi gibi Size sormak istedim ☺4 ,5 gun zamaniniz var bu yaz.eylül gibi gidebiliriz..teşekkürler şimdiden..sevgiler..hande

  8. melike kutlay cengiz
    26 Temmuz 2015 at 21:00
    Cevapla

    Merhaba Hande! izmir Bodrum arasında bir Tatil planlıyorsun anladığım kadarıyla. Normalde 3 saate yakın sürer araba ile İzmir – Bodrum. Tam olarak nereyi gezmek istersin bilmiyorum ama İzmir civarına gelmişken Çeşme, Alaçatı olabilir belki. Bodrum Yolunda Efes – Selçuk – Şirince KÖyü bir rota olabilir. Buralara uğrarsan 1 gece de Kuşadası’nda konaklayabilirsin. Kuaşadası yazımdan mekanları inceleyebilirsin. Bodrum yolunda memleketim olan Söke var, Çöpşiş molası vermeden geçmemeni öneririm 🙂 Yol üzerinde ise Doğan Bey köyü (yine yazılarım arasında), Didim ve Bafa gölü uğranabilecek noktalar. Kısacası güzergahta çok yer var, senin tatil anlayışına, merakına veya daha önce gitmiş olduğun yerlere göre bir plan hazırlaman daha doğru olur. İyi tatiller diler, sevgiler yollarım!

  9. Sema
    7 Ağustos 2015 at 21:00
    Cevapla

    Çok keyifli ve bilgilendirici bir yazı olmuş. Teşekkürler

  10. MURAT ILDEM
    5 Eylül 2015 at 21:00
    Cevapla

    sade restaurant (kalkan), nereit meyhanesi ve perse otelini bir kenara yazdim.\r\ntam cukurbag’da nerede denize girecegiz diye arastirirken hidayet koyu super oldu.

  11. SEnem
    12 Ocak 2016 at 22:00
    Cevapla

    Maalesef Hidayet artık MODERN 🙁

  12. Aykut
    6 Eylül 2016 at 21:00
    Cevapla

    Kaş’ı nasıl anlatsam, nereden başlasam bilemiyorum. böylesine eşsiz, sakin, huzur dolu bir yer daha görmedim. geçtiğimiz senelerde anadolu’daki şubeleri dolaşırken antep’ten sonra haydi 2-3 gün tatil yapalım diyerek kaş’a gittik. inanılmaz zaman geçirdim. tekne turları harikaydı. hem yüzme hem gezi. balık adamlarla beraber ben de tüpsüz daldım 🙂 gezi turunda bir köye gidip el yapımı limonlu dondurma yedim, harikaydı! akşam yemeğinde kılıç balığının tadına baktım, enfesti! defalarca gittim, yine kısmet olursa gideceğim!

Yazımı nasıl buldunuz? Yorumları alayım :)