Ayağımın Tozuyla | Seyahat ve Gezi Blog Sitesi

Lucien Arkas Bağları ve La Mahzen Restorant

Yayınlanma Tarihi : 27-10-2016

Bu yakınlarda yeni bir seyahat planımız yok. Seyahat böceği tarafından ısırılmış biri olarak biletsizlik beni ne kadar rahatsız ediyor anlatamam. Ben de kendimi civardaki yeni yerleri keşfederek avutuyorum.

En son keşfimiz İzmir Torbalı'daki Lucien Arkas Bağları ve içindeki La Mahzen Restorant.

Şarap soğuyan havalara çok yakışmıyor mu? 

Şarap, hiçbir zaman sıradan bir alkollü içki olmadı. Tarihi milattan önce 7000li yıllara dayanan şarap, her daim gündemde. İyi şarabın peşinde koşanların sayısı oldukça fazla.

"Hayat kötü şarap içmek için çok kısa" diyenlerden misiniz?

Şarap adeta bir kültür. Şarabın içindeki farklı aroma ve tatları yakalamaya çalışmak, müziğin içindeki farklı enstrümanları dinlemek gibi. Her enstürmanı duyabilmek için yetenekli bir kulağa ihtiyacınız varken, şarabın tadını anlamak için de damağınızı biraz eğitmeniz gerekiyor.

Ben, "şarabın tadını çıkarmak için uzman olmaya gerek yok" diyenlerdenim. İçtikçe öğreniyor, bilgi sahibi oluyorsunuz, ama zevk almak için illa da çok bilmek gerekmiyor.

Organik Şarap Alır mısınız?

Arkas Holding'in kurucusu Lucien Arkas, Torbalı'da bir bağ satın alıyor. Ve burada kaliteli üzümlerden kaliteli şarap üretmeye başlıyor. LA bağları, Türkiye'nin en büyük tek parsel üzüm bağı olma özelliğinde. Üstelik de organik üretim yapılıyor.

LA bağlarında yetişen üzümler genelde Ege topraklarına uyum sağlayabilecek nitelikteki Avrupa üzümleri. Türk üzümlerinden ziyade yabancı üzümleri yetiştirmekteki amaç biraz farkındalık arttırmak, bizleri yeni damak tatları ile buluşturmak. LA bağlarında yetiştirilen tek yerli üzüm Bornova misket üzümüymüş.

La Bağlarında ülkemizin ünlü boğazkere - öküzgözü üzümlerinden yapılmış şaraplar da var ama bunlar Diyarbakır, Elazığ tarafından getirilen üzümlerle üretiliyormuş.

Avrupa'dan temin edilen fidanlar, uygun koşulları sağlayan araçlarla LA bağlarına getirilip, gübresiz, ilaçsız, hormonsuz olarak büyütülüyor. "Düşük verim, yüksek kalite" ilkesiyle asma başına düşen salkım miktarı az tutuluyor ki üzümlerin aromatik karakterleri yüksek olsun.

Üretilen üzümlerle önce deneysel çalışmalar yapılıyor yani her üzümden küçük miktarda deneme şaraplar üretiyorlar. Mikrovinifikasyon denilen bu yöntemle her üzüm için ideal şarap yapım tekniği tespit ediliyor ve daha sonra büyük miktarda üretime geçiliyor.

Özenle yapılmış bu şarapları 6 marka altında toplamışlar: İdol, Smyrna, Antre, La passito, Mon Reve ve Consensus. Consensus markalarının en üst skalasıymış.

Bağların yanıbaşındaki mahzen ve şarap üretim tesisi çok modern ve temiz. Rezervasyon yaparken belirtirseniz mahzeni gezebilir, şarap tadımı yapabilirsiniz. Zaten en iyisi şarabı üretildiği yerde denemekmiş. Taşıma esnasında lezzet kaybı yaşanabiliyormuş çünkü.

La şaraplarını deneyip satın alabileceğiniz diğer mekan da LA Şarapçılığın Alsancak'taki mağazası.

Torbalı'daki tesisin bir de yüksek kapasiteli restoranı var, ismi La Mahzen. Nişan, düğün gibi organizasyonların, kurumsal toplantıların yapılabildiği, geniş bir alan.

La Mahzen iç kısmı

La Mahzen dış kısım, aşağıda geniş teraslar da vardı

Benim tavsiyem, buraya güzel havada gelip, hava kararmadan yemeğinizi yemeniz yönünde. Karanlıkta çok esprisi kalmıyor manzaranın.

Bağlara karşı yemek: La Mahzen

Bu restoran şehir dışında olduğu için araba ile gelmek şart. Gelenler rahat rahat alkol alabilsin diye İzmir merkezden servisler koymuşlar. Çok iyi düşünülmüş bir çözüm. 

Servis elemanları şaraplar hakkında bilgi sahibiydi, ve bilgileri müşterilere zevkle anlatıyorlardı. "Kupaj" "monosepaj" "sek" "dömisek" kelimeleri havada uçuşuyordu. Buraya biraz şarapla ilgili araştırma yapıp gitmekte fayda var :)

Yemekler de şaraplar gibi çok kaliteli ve lezzetliydi.

Peynir dolgulu kabak çiçeği dolması ve körpe ıspanak salatası 

Viyana usulü et şinitzel

Dana madalyon

Menüyü görmek, bağlar hakkında bilgi edinmek, servis saatlerini öğrenmek için bu siteye tık tık...

Bizim için günü özel kılan an, yan masamızdan gelen "pardon siz blogger mısınız" sorusu ve akabinde başlayan sohbet oldu. Daha önce de Karaburun'da başıma gelen bu hadise bana kendimi pek bir ünlü hissettirdi :P Ama çok da havalanmadım merak etmeyin, sadece birçok kişinin gezilerine rehberlik etmek benim için gurur verici.

Biz kendi arabamızla geldiğimiz için ve gece Söke'ye döneceğimiz için yemek eşliğinde aldığımız şaraptan birer kadeh içtik, gerisini yanımıza aldık. Zaten antik Yunan Şarap tanrısı Dionysos; birinci kadehi sağlık için, ikinci kadehi aşk ve zevk için, üçüncü kadehi de uyku için öneriyormuş. Dördüncü kadeh ise şiddete yöneltiyormuş, tavsiye edilmiyor. Biz de Dionysos'u dinleyerek işi sağlıkta bıraktık.

Sırada keşfedilmesi gereken yeni bağ evleri ve Urla bağ yolu var. Takipte kalın, afiyetle kalın...

Instagram hesabım: ayagimin_tozuyla

Facebook sayfam facebook.com/ayagimintozuyla

Yorumlar ( 0 )
Yazımı nasıl buldunuz? Yorumları alayım :)
2+5 = ?
İlgili Bloglar