Bebekle Seyahatlerimi Kolaylaştıran 5 alet

Bebekle Seyahatlerimi Kolaylaştıran 5 alet

Bebekle seyahatin doğasında kolaylık pek yok. Ama şükür ki süreci biraz daha rahat geçirmemize yardımcı olan alet edevatlar var. 2 yılda 15 ülke gezip birçok da yurtiçi seyahat yapmış bir anne olarak size en çok kullandığım aletleri tanıtmak istedim bu yazıda.

Öncelikle şunun farkında olduğumu belirtmek isterim: Bütün çocuklar, bebekler farklı. Annelerin alışkanlıkları ve yaşam tarzları da öyle. Dolayısıyla bu yazıda anlatacağım severek kullandığım bazı şeyler belki de sizin hiç işinize yaramayacak. Belki 2. çocuğumda benim bile işime yaramayacak 😄 Ama yine de ben anlatayım, sizin de denemek isteyecekleriniz olabilir.

1- Bebek arabası

Her anne baba adayının bir ara dert ettiği, kara kara düşünüp araştırdığı konudur sanırım. “Hangi bebek arabasını alsam”. Arkadaşlardan bebek arabası tavsiyesi istenir, forumlardan ve Facebook gruplarından bebek arabası yorumları okunur, bütçeye göre bir şey belirlenir.

Ben Ekin’i 2015’in sonunda kucağıma aldım, sizin bu yazıyı okuduğunuz yıllarda çok daha yeni modeller çıkmış olabilir. O yüzden seçimimde marka ve fiyattan başka hangi noktalara dikkat ettim bahsetmek isterim.

Çocuk daha doğmadan yurtdışı bileti almış bir çılgın anne olarak çocukla seyahat edeceğime emindim. Arabamızın da buna uygun olması gerekiyordu. İlk etapta araba koltuğunu da adapte edebileceğimiz ve bebeğin yüzü bize bakacak şekilde bir araba istiyordum ama “travel system” denilen bu arabaların baston pusetler kadar pratik olmadığını da biliyordum.

Biz 2 tane bebek arabası kullandık çünkü direkt baston puset almaya cesaretimiz yoktu. Bir süre o bebeğin yüzü bana dönük olmalıydı.

1,5 yasına kadar kullandığımız arabamız Mamas and Papas markasının Armadillo flip xt modeliydi.

Bunu seçmemdeki en önemli etkenler:

Koltuğu hangi yöne bakarsa baksın tek elle arabayı açıp kapatmak mümkün (bu özellik çok fazla arabada yoktu)
Kapandığında derli toplu duruyor, içi kirlenmiyor ve kapalı halini de tek elle taşıyabiliyorsunuz. Kapalıyken ayakta durabiliyor.

Xt modelini değil de sadece flip olanı da alabilirmişiz. Flip olan daha hafif ama bizimkinin tekerlekleri daha büyük olduğu için engebeli yüzeylerde daha rahat sürülüyor.

Piyasadaki en iyi araba bu muydu, muhtemelen değildi ama bizim ihtiyaçlarımıza en iyi cevap vereni buydu. Tipini de çok sevmiştik, zevkle kullandık. Daha da idare ederdik ama ben üst üste seyahat planları yapınca dedik ki bir de bastonumuz olsun. Eninde sonunda o baston alınacaksa boşuna hamallık etmeyelim. 10 kilo taşımak varken 5,6 kilo taşıyalım.

Ve 2. Arabamızı Maclaren quest olarak belirledik.

Baston piyasasında Maclaren’in üstünlüğü tartışılmıyor sanırım, bayağı başarılı bir araba. Çok hafif, 2.ye hamileyken bile çok rahat kaldırıp koparıyorum. Tentesi geniş, sırtı tama yakın yatabiliyor, Ekin’in altını değişirebiliyoruz arabada. Bence tek kusuru pahalı olması. Bir de kapalı halinde tekerlekler tentesini kirletiyor.

Uçak yolculuklarında uçağın kapısında bebek arabasını teslim etmeniz gerekiyor ve geri gelmesi için de bir sürü bekleme yapıyorsunuz. Bu da pek hoş olmuyor. O yüzden baston veya hafif puset alırken Gb pocket, Babyzen yoyo gibi katlanıp omuza asılabilen, dolayısıyla uçakta kabine alabildiğiniz bebek arabalarını da düşünebilirsiniz. Ama ben bunları incelediğimde gördüm ki ya sırtları tam yatmıyor, ya da tenteleri güneşten koruyacak kadar geniş değil. “Hayat da uçakta geçmiyor zaten” deyip yine daha konforlu olanı, Maclaren’i tercih ettim.

Kısacası bebek arabası alırken de bakmanız gerekenler: Hafifliği, manevra kabiliyeti, sırtının ne kadar yattığı, tentesinin genişliği, alttaki sepetinin büyüklüğü ve ulaşılabilirliği, kapatıp açma kolaylığı, kapalı halinin taşıma kolaylığı ve tabii ki fiyatı.

Seyahatsever annelerin sıkça tercih ettiğini gördüğüm bir marka da Inglesina Trilogy. “Sonradan bastona geçmeyeyim, tek arabam olsun” diyenler alıyor olsa da fiyatının yüksek oluşu ve ağırlığının 9,5 kg olması benim bu arabaya bakış açımı değiştirdi. İlk arabamı daha ucuz seçip sonradan 5,5 kiloluk Maclaren’i almak bana göre daha mantıklıydı.

Bu arada bebek arabası seçimini yaparken çok okuduğum ve yorumlarına güvendiğim İngilizce siteyi de bu linkte bulabilirsiniz. 

2- Kanguru

Ören yeri gezerken, kilise, kale, dağ bayır çıkarken ve hatta bana göre avmye bile giderken kanguru candır. Bebekle tentene gezmek zaten ayrı bir haz.

Üstelik uçakta, havaalanında çok büyük yardımcı. Kanguruda uyuduğu için uzun yolculuklarda bile hiç kolum ağrımadı.

Bana göre olmazsa olmaz ama kimi çocuk kanguruda durmayabiliyor, kimisinin de hiç bebek arabasında durmadığı gibi.

Kanguru ile ilgili çok şey anlattığım yazımı okumuşsunuzdur. Hangi marka kanguru aldığım ve kangurularda aranması gereken özellikler bu yazıda. Okumadıysanız buyurun okuyun. 

3- Bumbo Multi Seat Oturak

Bumbo Seat markası Türkiye’de satılmıyor ama benzer ürünler piyasada var. Veya Amazon’dan getirtebiliyorsunuz. Ben bu oturağı neden mi çok sevdim?

Bu koltuğu 6. Aydan sonra, bebek oturabilir hale geldiğinde kullanmaya başladım. İlk başlarda yerde desteksiz oturamıyordu ama hep kucakta da olmuyordu. Bu koltuk sayesinde biraz kucaktan indirebildik.

Plaja götürdüm, sezlong niyetine kullandım.

Burada Ekin 8 aylık

6-12 ay arasında dışarıda yemek yiyeceksek mama sandalyesi olarak yanımızda götürdük. Restoranların kirli sandalyesini kullanmaktansa kendi sandalyemizde oturmuş oldu. 1 yaştan sonra bu kirliliği pek de takmadık tabi.

Bu oturağı hiç yurt dışına çıkarmadım ama 6 ay 1 yaş arası çıktığımız tüm araba yolculuklarında yanıma aldım. Hala daha evde tv izlerken buna oturuyor, bazen de yemek yiyor. Sanırım bebek için yaptığımız en iyi yatırım bu sandalyeyi almaktı.

4- Müslin Battaniye

Müslin kelimesini anne gruplarında ilk gördüğümde çok sinirlendim çünkü ben daha önce böyle bir şey duymamıştım. O da ne demekti öyle, bir müslinimiz mi eksikti! Daha da duymadığım neler neler vardı acaba… Bebek piyasası ne kadar da tüketime yönelikti!

Meğer müslin bir kumaş çeşidiymiş, nefes aldıran, hafif bir kumaş. Ve müslin battaniye dediğin şey battaniyelikten başka bir sürü işleve sahipmiş. Dayanamayıp 3-4 tane aldım.

Otellerde yatağa serdim, çarşaf oldu. Banyodan sonra Ekin’i bunlarla kuruladım, havlu oldu. Pusete örttüm hem gölgelik oldu hem de sinek savdı. Yeri geldi çocuğun terini sildik. Kısacası muslin battaniye ile pek çok şey yapılabilir, üstelik bavulda az yer kaplıyor ve çok hafif.

5- Tekli Ocak ve Makarna Lütfen karışımları

Seyahatlerde bebek beslenmesi ile ilgili ayrıntılı bir yazı yazmıştım. Orada da belirtmiştim, Ekin iştahsız bir bebekti, azıcık yiyecekse de evden de alışkın olduğu şeyleri tercih ediyordu. O yüzden mutfaklı bir yerde kalmıyorsak yanıma mutlaka tekli bir ocak alıyordum.

Tekli ocakta veya kaldığımız mutfaklı evde pişirmek için de yanımda bir takım malzemeler götürüyordum. Bu malzemelerin çoğunu aldığım site de makarnalutfen.com du. Buradaki çorbalık karışımlar, sebzeli şehriyeler, nispeten sağlıklı unlardan oluşmuş muhallebiler evden uzakta olmanın yarattığı suçluluk hislerini azaltmama yardımcı oluyordu.

Benim seyahatlerde severek kullandığım ilk 5 bunlardı. Sizin önerilerinizi de duymak isterim, belki yeni bebeğimle yapacağım seyahatler için bana yeni fikirler vermiş olursunuz.

Bebekler ile mutlu geziler dilerim…

İlgili Yazılar
Yorum ( 2 )
  1. Ayla
    26 Aralık 2017 at 13:13
    Cevapla

    Selam
    Daha hamileyken ucak bileti aldiginizdan bahsettiniz? Bebegi dogduktan sonra mi bilete ekletiniz? Detay verirseniz memnun olurum.

    • Melike Kutlay
      15 Ocak 2018 at 05:00

      AYnen öyle yaptım, bileti önce kendimize aldım, bebeği de doğduktan sonra eklettim.

Yazımı nasıl buldunuz? Yorumları alayım :)