2017 Nasıl Geçmiş?

2017 Nasıl Geçmiş?

Bu yıl sonu değerlendirmeleri artık bir “Ayağımın Tozuyla klasiği” haline geldi.  Öyle ki bu değerlendirme yazısını yazmadıysam yeni yıla girmiş saymıyorum kendimi. Bu seneki yazı yine ocak ayına sarkmış olsa da işte karşınızda 2017’nin karnesi!

Daha önce de belirttiğim gibi bu “yılın özeti” yazılarını aslında kendim için yazıyorum, ama size de bazı noktalarda ilham verebileceği için blogda paylaşıyorum.

2016 nasıl geçmiş yazısı burada, 2015 nasıl geçmiş ise burada. 2014’ün özeti ise burada…

2016, Türkiye için hatta belki de dünya için pek hoş bir yıl olmamıştı. O yüzden 2017’ye hafif buruk, biraz da umutsuz başlamıştım. Tamam çocukla gezebiliyoruz, onu anlamıştık ama bu döviz kurları ile gezmeye devam edebilecek miydik bakalım…

Şimdi bakıyorum ki ne çocuk, ne de döviz kuru bize engel olabilmiş. 2017 seyahat dolu geçmiş. Şu aralar takip ettiğim yeni nesil seyahat bloggerları kadar her ay yurt dışına çıkmamış olsak da; İzmir’den aktarmalı uçan çocuklu bir aileye göre iyi gezmişiz bence 🙂  Ne mutlu!

2017 mutlu geçmiş ama, üstüste gelen pahalı seyahat rotaları da bütçemizi delip geçmiş. Maldivler, Norveç ve İngiltere gezileri sonrasında epey sarsıldığımı, “ne vardı şöyle ucuzundan bir Lviv filan yapsaydım” diye hayıflandığımı saklayamayacağım. Yine de bakmayın böyle dediğime, Maldivler ve Norveç gerçekten her türlü masrafa değiyor… Ailemizin yeni hedefi sıradan Avrupa şehir gezilerini azaltıp bu tür doğa odaklı rotalara bütçe ve zaman ayırmak oldu.

Ocak 2017

Yeni yıla Berlin’de girmiştik. “Noel pazarı görmezsem öleceğim” diye yola çıktığım Berlin gezisi, “çocuğu hasta eder miyiz” konseptli bir geziye dönüşünce aslında çok da keyif vermemişti bize. Ama iyi bir tecrübe oldu, bir daha çocuklar kendileri giyinip soyunmayı öğrenene dek kışın soğuk yerlere gitmemeyi düşünüyorum. Hevesimi aldım 🙂

Samimi itiraflarla dolu Berlin gezi notlarım bu linkte.

Şubat 2017

Antalya’da her şey dahil bir otelde mesleki bir fuara katıldık ama aynı zamanda da tatil yaptık. 4 günlük bu kaçamak bize iyi gelmişti.

Bir başka hafta sonu Olgun’un iş yerinin organizasyonu ile İzmir’de Türkiye’nin en büyük otomobil müzesi Key Museum’u ziyaret edip üstüne de Lucien Arkas bağlarında şarap tadımı yapmaya gitmiştik. Lucien Arkas bağlarını 2016’da paylaşmıştım, hatırlamak için tık tık…

Bir akşam da yine İzmir’de pizza yapım kursuna katılıp şubat ayını elimin hamuruyla uğurlamıştım.

Mart 2017

“Millerim nereye yeterse oraya gideyim” mantığı ile aldığım Maldivler bileti, bizi yeryüzündeki cennete götürecekmiş meğer… Yola çıkarken “sıkılmasak bari” derken tatil bittiğinde üzüntüden ağlayacak gibiydik. Maldivleri çok çok beğendik.

Bu gezimiz sosyal medyada çok soruldu, çok sevildi. Ben de üşenmedim yazdım, buyrun Maldivler Gezi Notları…

Nisan 2017

Arkadaşlarımız Sıla ve Ersin’i ziyaret etmeye, Hereke’ye gittik. Hereke, İzmit, Sapanca civarında bir hafta sonu geçirmiş olduk. Burası ile ilgili bir yazı yazmadım, ama instagramda çok yararlı paylaşımlar yapmıştım. Yoksa siz hala beni takip etmiyor musunuz?

Bu civarda doğa gerçekten cömert!

Mayıs 2017

Mayıs ayının başında Deniz tours ve Turyol sponsorluğunda bir Sakız Adası gezisi gerçekleştirdik. Benim Sakız adası yazım yıllardır Google’da zirveye oynuyor, zaten bloğumun da en çok okunan yazılarından biri.  Eski tarihli olan bu yazıyı güncelleme fırsatı bulduğum, hem de çok keyifli vakit geçirdiğim bir hafta sonu oldu.

Bu ayki diğer bir seyahatimiz de Lizbon’a idi. Lizbon hakkında da çok paylaştım, yazdım çizdim… Blogdaki Lizbon Gezi Notlarım burada. 

Lizbon’a mayısta gitmek çok iyi bir fikirmiş. Çünkü tam da jakaranda mevsimi! Japonya’da sakura görsem bu kadar sevinmezdim. Üstelik mayısta hava gezmek için çok ideal. Klasik avrupa destinasyonlarından sıkılanlara Lizbon’u şiddetle öneririm.

Haziran 2017

Evlilik yıldönümümüzü Alaçatı’da, Nish Alaçatı otelin misafiri olarak kutlama fırsatı bulduk. Çeşme havasını da sezon çok kalabalıklaşmadan solumuş olduk.

Haziran sonunda ise ramazan bayramı vardı. Biz Danimarka’dan başlayıp fiyortlara uzanan bir rota çizmiştik. Yine çok sevilen, çok sorulan bir geziydi.

Bizim evde geziler tamamen benim fikrim ve organizasyonum. Eşim Olgun nereye gittiğimizi uçağa binerken filan öğreniyor 🙂 Çok da hevesli değil, bazen zorla sürüklüyorum. Bu Norveç gezisinin ardından “bana böyle rotalarla gel” diyerek artık şehir gezisi yapmak istemediğini net bir şekilde iletti. Bu geziye dair 3 yazı yazdım:

Kopenhag Gezi Notları, Bergen Gezi Notları ve Norveç Fiyortları Nasıl Gezilir?

Temmuz 2017

Hızlı başlayan 2017’de durup biraz frene bastığımız bir ay oldu. Haziran sonunda hamile olduğumu öğrenmiştim ve temmuz ayı maalesef benim için bulantılarla geçen bir ay oldu. Enerjim de düşük olduğu için temmuz ayını Kuşadası’nda aile aktiviteleri yaparak geçirdim.

Ağustos 2017

Her ağustosta olduğu gibi “yaz bitiyor” telaşı sardı ve bulantılı-halsiz durumuma rağmen hafta sonlarımı doldurmaya başladım.

Bir haftasonu kardeşim Hale ve ailesiyle Bodrum’da Karaincir koyundaki La Brezza otelde tatil yaptık. Sanırım buraya müdavim olabiliriz, Karaincir koyu çocuklarla gidilecek süper bir yer.

Başka bir haftasonu da yine Haleler ile Dalyan’a gittik. Dalyan’da yapılacak şeyler ile ilgili bir yazı hazırlayacağım, 2018’e sarktı artık…

Kerem ve Ekin Dalyan’da

Ağustos sonu- eylül başına denk gelen kurban bayramında ise uzun zamandır vize almaya üşendiğimiz için ertelediğimiz Londra gezimiz vardı. Ekibimiz yine aynı: bizim aile, Hale, Hasan ve Kerem.

Ben Londra’da geçirdiğimiz 5 güne doyamadım. Şehir merkezini keşfetmek için yeterli bir süre ama daha fazlası da asla sıkmaz. Londra gezi notlarım da çok yakında blogda olacak.

Eylül 2017

Ay başında Londra’daydık, ay ortasında ise İspanya’nın Mallorca adasına gittik.

Bu Mallorca gezisi nereden çıktı hemen anlatmam lazım: Ünlü rehber Saffet Emre Tonguç’un sunduğu Ayrıcalıklı Rotalar isimli tv programı bir yarışma düzenlemişti. Lizbon hakkında en etkileyici tweeti atan kişi Avrupa’ya çift kişilik uçak bileti kazanacaktı. Tweeter üzerinden düzenlenen bu yarışmayı bilin bakalım kim kazandı?

Tabii ki Lizbon fatihi Melike!

Bu ödül biletle Avrupa’nın neresine gitsem diye düşündüm taşındım ve İspanya’nın Mallorca adasına karar kıldım. İzmir’den 3 aktarmada gittiğimiz bu ada özellikle İngilizlerin ve Almanların yazlığı olarak biliniyor.

Mallorca’da muhteşem plajlar vardı, ama eylül başında gidilse daha iyi olabilirmiş

Mallorca’da geçirdiğimiz 4 günün ardından 2017’nin yurtdışı seyahat defterini kapatmış olduk. Zaten hamileliğimin ortalarına gelmiştik ve Ekin’e yaptığımız “Amerika’da doğum” yatırımını yeni bebeğe de yapmamız gerekiyordu. O yüzden biraz para biriktirmek şarttı.

Bu yüzdendir ki Ekim ve Kasım ayları tamamen evde, Söke – Kuşadası – İzmir üçgeninde geçti.

Seyahate çıkmasam da  pamuk tarlası gezisi, kahve festivali, çay festivali, Sertab Erener konseri gibi aktivitelerle günlerimi dolu kılmaya çalıştım.

Ekim başlarında Söke ovası böyle bembeyaz!

Aralık 2017

Hiçbir yere gitmeyi planlamıyorken yine sosyal medya üzerinden yürüyen bir yarışmayı kazanarak kendimi İstanbul’da buldum. Bu sefer gazeteci Bahar Akıncı’nın düzenlediği “Dijital yazarlık atölyesi”ne katılmaya hak kazanmıştım. İçinde “yazarlık” kelimesi geçen bir yarışmayı kazanmak ve böyle bir eğitime katılmak benim için inanılmaz mutluluk vericiydi!

Koca göbeğime aldırmadan atladım İstanbul’a gittim. Bu maceramda bana annem eşlik etti ve ilk defa Ekin’den ayrı 1 gece geçirdim. Hedeflerime giden yolda bir adım attığım için çok gururluydum.

Dijital yazarlık atölyesi öğrencileri

Yılbaşından önceki hafta ise Yollarda Hayat Var bloğunun yazarı Özlem ve ailesi ile Çeşme’de Radisson Blu’da bir kış kaçamağı yaptık. Termal havuzu da olduğu için bu oteli tercih etmiştik. Erken bir yılbaşı kutlaması oldu bizim için.

İşte 2017 tam da böyle geçmiş. Geçen yılın yazısına baktığımda 2017 için koyduğum hedef “kilomu korumak”mış. Yılı 8 aylık hamile olarak kapatınca hedefimin gerçekleşmediğini tahmin edebilirsiniz 🙂 Bu hedefimi 2018’e aktarıyor, 2018’de 2 çocuklu bir anne olacağım için kendime kolaylıklar diliyorum.

Bu yazıyı 2. bebeğimizi kucağımıza almayı beklerken Amerika’dan yazıyorum. Umarım o da Ekin gibi uyumlu bir çocuk olur da her ayımız, her günümüz dolu dolu geçer… Onu da Ekin gibi küçük bir gezgin yapmaya niyetliyim, bloğumun “çocukla seyahat” bölümüne de yeni yazılar yazmaya hevesliyim. Yeter ki sağlığımız yerinde olsun…

Hepimize mutlu, umutlu bir 2018 dilerim…

İlgili Yazılar
Yorum ( 4 )
  1. Nimet
    15 Ocak 2018 at 09:45
    Cevapla

    Melike, keyifle okudum bu paylasimini.
    2018 de 2017 kadar seyahat dolu gecsin😊. Ayrica ben instagramdan geldim . Hikayeler bolumunden direk ulasmak coook iyiymis. Hizlica okudum.

  2. didem atcioglu
    15 Ocak 2018 at 10:01
    Cevapla

    Melikeciğim, ne güzel geçirmişssin 2017’yi, böyle yazılar iyi oluyor kendin için .. Yeni hedeflerin için… 2 çocuklu gezilerdeki performanslarını bekliyorum.

  3. Yağmur
    15 Ocak 2018 at 15:49
    Cevapla

    6 haftalık bebakle arabadan çıkamadan yaptığımız İzmir gezisinden sonra baya hevesimiz kırıldı, ama yazdıklarınızı okudukça inşallah bir dahaki sefere ağız tadıyla gezeriz diyorum. İlgiyle takipteyiz, yoldaki minik gezgin de sağlıkla gelir inşallah. Şimdilik Ekin’e kucak dolusu öpücükler

  4. Gezgin Kadraj
    18 Ocak 2018 at 12:06
    Cevapla

    2018 yılında daha kalabalık bir şekilde, daha fazla seyahat yazıları bekliyoruz 🙂

Yazımı nasıl buldunuz? Yorumları alayım :)